28 Ekim 2026,Çarşamba 13:13
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri
Üst Reklam (özel)

Kuryeler ve kentliler aynı masada buluştu: Güvenli kent, güvenli emek

Kurye Hakları Derneği’nin düzenlediği çalıştayda, kuryelerin çalışma koşulları, trafik güvenliği ve kent hakları ele alınırken çözüm için ortak sorumluluk vurgulandı

Oluşturulma:
Kuryeler ve kentliler aynı masada buluştu: Güvenli kent, güvenli emek haberinin görseli
6 dk okuma süresi

Kurye sorunlarının yalnızca trafik kazaları ve bireysel davranışlar üzerinden değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Kurye Hakları Derneği, kuryelerin çalışma koşulları ile kent sakinlerinin güvenli yaşam hakkını birlikte ele almak amacıyla Birlikte Yaşam Çalıştayı düzenledi.

24 Ekim’de gerçekleştirilen çalıştayda kuryeler, kent sakinleri, yerel yönetim temsilcileri ve uzmanlar bir araya gelerek platform şirketlerinin çalışma sisteminden trafik güvenliğine, kentsel altyapıdan kamusal alan kullanımına kadar pek çok başlığı tartıştı. Çalıştayda, güvenli bir kent yaşamının ancak güvenceli ve güvenli çalışma koşullarıyla mümkün olabileceği vurgulanırken çözüm için ilgili kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve platform şirketlerine sorumluluk çağrısı yapıldı.

ÇALIŞMA KOŞULLARI KENT GÜVENLİĞİNİ DE ETKİLİYOR

Kurye Hakları Derneği tarafından ‘Güvenli Kent, Güvenli Emek: Kuryeler ve Kentliler Arasında Birlikte Yaşam Diyaloğu’ projesi kapsamında düzenlenen çalıştay, Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme 2025-2027 Hibe Programı çerçevesinde Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirildi. Kurye Hakları Derneği, kuryelerin yaşadığı sorunların çoğunlukla trafik kazaları veya trafik düzeni üzerinden gündeme geldiğini, ancak meselenin aynı zamanda işçi hakları ve kent hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Kuryelerin işyerinin sokaklar, kaldırımlar, apartman ve site girişleri ile dükkan önleri olduğuna dikkat çekilen çalışmada, trafik alanının kuryeler için çalışma ortamı, kent sakinleri içinse ulaşım ve yaşam alanı olduğu vurgulandı. Paket başına ödeme, teslimat süresi baskısı, performans puanları ve hızlı teslimatı öne çıkaran algoritmaların kuryelerin sağlık ve güvenliğini tehdit ettiği, bu risklerin sokakta yayalar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler açısından da sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Dernek, kent sakinlerinin güvenlik kaygılarının haklı olduğunu belirtirken kuryelerin ağır çalışma koşullarının başkalarının güvenliğini riske atmayı haklı çıkarmayacağını, ancak sorunun yalnızca bireysel davranışlara indirgenmesinin de çözüm sağlamayacağını kaydetti. Projenin temel yaklaşımı, güvenli kent ile güvenli emeğin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği üzerine kuruldu.

ALTI İLÇEDE SAHA ARAŞTIRMASI YAPILDI

Çalıştay öncesinde Bağcılar, Bahçelievler, Esenyurt, Şişli, Kadıköy ve Ümraniye’de kuryeler ve kent sakinleriyle yüz yüze, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirildi. Her ilçede iki kesimle eşit sayıda görüşme yapılırken çalışma koşulları, platformların yönetim anlayışı, algoritmik uygulamalar, trafik güvenliği, kentsel altyapı, kamusal alan kullanımı ve gündelik karşılaşmalar ele alındı. Görüşmelerden elde edilen bulgular, ‘Araştırma Bulguları Taslak Raporu’ başlığıyla derlenerek çalıştay öncesinde katılımcılarla paylaşıldı. Araştırmada öne çıkan noktalardan biri, iki kesimin de birbirini anlamaya açık olmasıydı. Kent sakinlerinden birinin, “Moto kuryeler toplumun artık büyük bir gerçekliği… moto kuryesiz hayat düşünemeyiz’ sözleriyle ifade ettiği yaklaşım, taraflar arasında ortak bir yaşam zemini kurulabileceğine işaret etti. Bir başka kent sakini ise “Biz de geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz, onlar da” diyerek kuryelerin emek mücadelesine dikkat çekti.

ÇÖZÜM İÇİN KURUMLARA VE PLATFORMLARA SORUMLULUK ÇAĞRISI

Kuryelerin, kent sakinlerinin, mahalle muhtarlarının, yerel yönetim temsilcilerinin, şehir plancılarının, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının, hukukçuların, akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı çalıştayın açılışında, Proje Koordinatörü ve Dernek Başkanı Mesut Çeki projenin çıkış noktasını, araştırmanın yöntemini ve çalıştaydan beklentileri aktardı. Kendi kuryelik deneyiminden hareketle konuyu hem kurye hem de yaya perspektifinden değerlendirdi. İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi’nden Avukat Onur Fırat Kaynun, video aracılığıyla gerçekleştirdiği sunumda taleplerin hangi kurumlara ve muhataplara yöneltilebileceğine ilişkin hukuki çerçeveyi paylaştı. Anadolu Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Dr. Nil Belgin Boyacı ise farklı ülkelerden iyi uygulama örneklerini aktardı. Mekanda Adalet Derneği de çalıştaya katılan kuruluşlar arasında yer aldı. Katılımcılar, farklı kesimlerin aynı masalarda buluştuğu oturumlarda taslak rapordaki bulguları değerlendirerek çözüm önerilerini tartıştı. Masa çalışmalarının ardından temsilciler değerlendirmelerini paylaşırken serbest kürsüde de çok sayıda katılımcı söz aldı. Tartışmalarda işçi hakları ile yurttaşlık ve kent haklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kuryelerin çalışma sistemi ve kent güvenliği konusunda ilgili bakanlıkların, yerel yönetimlerin ve platform şirketlerinin düzenleyici sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Kuryeler ile kent sakinlerinin sokakta karşı karşıya geldiği, ancak bu karşılaşmaların koşullarını belirleyen platform şirketlerinin gündelik gerilimlerde çoğu zaman görünmez kaldığı ifade edildi.

POLİTİKA ÖNERİLERİ HAZIRLANACAK

Çalıştayda ortaya çıkan görüş ve öneriler ile araştırma bulguları, bir Çalıştay Sonuç Dokümanı’nda bir araya getirilecek. Ardından kuryeler ve kent sakinleri arasında birlikte yaşamı güçlendirmeyi amaçlayan politika önerilerini içeren bir Nihai Politika Notu hazırlanacak. İlgili kurumlara ve karar vericilere iletilmesi, aynı zamanda kamuoyuyla paylaşılması planlanan politika notuna, çalıştaya katılamayan kurumların yazılı katkılarının da dahil edilmesi hedefleniyor.

REKLAM

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.