Merve Ağrıç Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in zorunlu eğitim süresinin uzunluğu nedeniyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata katılımının geciktiğini belirterek eğitim süresinin kısaltılmasının gündeme geleceğini açıklaması, eğitim sistemine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, “Eğitim sistemi bir yapboz değil, sürekli oynanamaz” sözleriyle olası değişikliğe tepki gösterirken, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli ise “Mesele, gençleri okuldan daha erken çıkarmak değil; eğitim, çalışma ve yaşam hakkını birlikte güvence altına alan bir düzen kurmaktır” ifadelerini kullandı. Eğitimciler, eğitim süresinin kısaltılması yerine eğitimin niteliğinin artırılması ve gençlerin geleceğe ilişkin sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı.

EĞİTİM SİSTEMİ BİR YAPBOZ DEĞİL
Eğitim sistemiyle sürekli oynanamayacağını vurgulayan Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin geldiği günden beri kamusal eğitimi bir şekilde yok etmeye çalışıyor. Eğitim sistemi bir yapboz değil, sürekli oynanamaz. Her sorunun çözümünü eğitim süresini kısaltmak, ders saatlerini azaltmak veya yükseltmek gibi ara formüllerle ve reformlarla çözmeye çalışıyor. Nitelikli eğitim verilmeli. Mesele süre değil, eğitimin niteliği, kalitesi, aynı zamanda çocuklarımızın istihdam edilebilme oranı. Türkiye'de bırakın lise mezunlarını, üniversite mezunu mühendislik, öğretmenlik okumuş çocuklar iş bulamıyorlar. Milli Eğitim Bakanı önce kendisinin bakanlık süresini değerlendirmeli” dedi.

PEDAGOJİK AÇIDAN DOĞRU DEĞİL
Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli ise tartışmanın yalnızca eğitim süresi üzerinden yürütülmesini eleştirerek, “Ancak eğitim hakkını, çocukların bir an önce üretime katılması ya da aile kurması üzerinden değerlendirmek pedagojik açıdan doğru değildir. Eğitim, çocukları mümkün olduğunca erken işgücü piyasasına sokacak bir hazırlık süreci değildir. Eğitim hakkı; çocuğun bilgiye, bilime, sanata, kültüre, eleştirel düşünceye ve özgür birey olma olanaklarına erişim hakkıdır” ifadelerini kullandı. Gençlerin yaşam kurmasını zorlaştıran sorunlara dikkat çeken Danyeli, “Bugün gençlerin yaşam kurmasını zorlaştıran temel nedenler işsizlik, güvencesiz çalışma, düşük ücretler, barınma ve konut sorunu, eğitim maliyetleri, ekonomik bağımsızlığın gecikmesi ve geleceğe ilişkin belirsizliklerdir. Gençler eğitim gördükleri için değil, eğitim sonrasında güvenceli bir işe ve insanca yaşam koşullarına ulaşamadıkları için yaşamlarını kurmakta zorlanıyor” dedi.

ÇOK DAHA YAKICI SORUNLARI BULUNUYOR
Eğitim süresinin uzun olmasının tek başına niteliği sağlamadığını belirten Danyeli, “Türkiye’de bugün eğitim sisteminin çok daha yakıcı sorunları bulunmaktadır. Öğretmen açığı, norm fazlası öğretmen sorunları, kalabalık sınıflar, yardımcı personel eksikliği, okulların bütçe sorunları, öğrenciler arasındaki ekonomik eşitsizlikler, özel okul-devlet okulu ayrışması, çocuk yoksulluğu ve eğitim emekçilerinin çalışma koşulları çözüm beklemektedir” diye konuştu. Eğitim politikalarının demokratik süreçlerle belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Danyeli, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızı okuldan daha erken çıkarmanın değil, okulda geçirdikleri her yılı daha nitelikli hale getirmenin yollarını aramalıyız. Eğitim Sen olarak bizim talebimiz daha az eğitim değil; her çocuk için eşit, parasız, bilimsel, laik, demokratik, anadilinde ve nitelikli eğitimdir.”



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın