MERVE AĞRIÇ - Organ bağışı, hayatını kaybeden bir kişinin başka insanlara yaşam umudu olmasını sağlayan en önemli dayanışma örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’de 30 bin 675 hasta organ nakli beklerken, 2025 yılında 4 bin 769 kişi nakil olmayı beklediği sırada hayatını kaybetti. Bu tablo, organ bağışının yaygınlaştırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyarken, İzmir bağış rakamlarıyla dikkat çekiyor. 1 Kasım 2026 itibarıyla 90 kadavra donör elde edilen kent, bölge koordinasyon merkezleri arasında ilk sırada yer aldı. İzmir Doku, Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Uzman Dr. Burcu Ulugölge, bağış sürecine ilişkin merak edilenleri ve sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğini değerlendirdi. Organ bağışıyla 4 kişiye hayat veren Yasemen Koşar’ın eşi Özdemir Koşar da yaşadıkları süreci anlatarak vatandaşlara bağış çağrısında bulundu.
İZMİR BAĞIŞTA 1’İNCİ SIRADA
İzmir’in Türkiye genelinde organ bağışında ilk sırada yer aldığını belirten İzmir Doku, Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Uzman Dr. Burcu Ulugölge, kentte 2026 yılında 90 kadavra donör elde edildiğini açıkladı. Bu bağışlarla yaklaşık 360-400 kişinin hayatına dokunulduğunu ifade eden Ulugölge, Türkiye’de 30 binin üzerinde hastanın organ nakli beklediğine dikkat çekerek bağışların artırılması gerektiğini söyledi. Ulugölge, organ bağışının hayattayken yapılmasının ailelerle yürütülen süreci kolaylaştırdığını belirtti. E-Nabız, E-Devlet veya bağış kartları aracılığıyla yapılan kayıtların Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında korunduğunu vurgulayan Ulugölge, beyin ölümü gerçekleşmeden hiçbir sağlık kuruluşunun kişinin bağışçı olup olmadığını göremediğini ifade etti. Bağış yapan kişinin kararının yalnızca beyin ölümü sonrasında koordinasyon merkezleri tarafından görüntülenebildiğini aktardı.
4 KİŞİYE HAYAT OLDU
Sosyal medyada organ bağışına ilişkin yayılan yanlış bilgilerin vatandaşların kararlarını olumsuz etkilediğini söyleyen Ulugölge, beyin ölümü gerçekleşmeden bağış bilgilerinin sağlık kuruluşlarıyla paylaşılmadığını belirtti. Organ bağışında temel amaçlarının hastaları sağlığına kavuşturmak olduğunu vurgulayan Ulugölge, vatandaşları yanlış bilgilere itibar etmemeye ve bağış konusunda duyarlı olmaya çağırdı. Eşini ani gelişen beyin kanaması nedeniyle kaybeden Özdemir Koşar, 27 gün süren yoğun bakım tedavisinin ardından organ bağışı kararı aldıklarını anlattı.
Eşi Yasemen Koşar’ın organlarıyla 4 kişiye umut olduğunu belirten Koşar, “Eşim 4 kişiye hayat oldu; ne mutlu bize! O insanlar yaşadığı sürece onların hayır duasını alacak olmak bize yetiyor” dedi. Koşar, aynı durumla yeniden karşılaşması halinde yine organ bağışında bulunacağını ifade etti.
30 BİN 675 HASTA ORGAN NAKLİ BEKLİYOR
Türkiye genelinde organ nakli bekleyen hasta sayısı 30 bin 675’e ulaştı. Bu hastaların 26 bin 161’ini böbrek nakli bekleyenler oluştururken, listede 599 çocuk bulunuyor. Çocukların 346’sı böbrek, 141’i karaciğer ve 102’si kalp nakli bekliyor. 2025 yılında organ nakli beklerken hayatını kaybeden hasta sayısı ise 4 bin 769 olarak kaydedildi. Bu rakam, günde ortalama 13 hastanın nakil beklerken yaşamını yitirdiğini ortaya koyuyor. İzmir Bölge Koordinasyon Merkezi’nin 1 Kasım 2026 itibarıyla 318 beyin ölümü bildirimi aldığı ve 90 kadavra donör elde ettiği belirtildi. İzmir’de 2026 yılında hayattayken organ bağışı beyanında bulunan kişi sayısı 5 bin 362’ye ulaştı. Türkiye genelinde 2011’den bu yana 807 bin 24 kişi kartlı bağış kaydı oluştururken, İzmir’de Ocak 2012’den itibaren bu sayı 108 bin 447 olarak kaydedildi. İzmir, hem kadavra donör hem de kartlı bağış kaydı sayısında bölge koordinasyon merkezleri arasında ilk sırada yer aldı.