14 Ekim 2026,Çarşamba 17:38
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

İzmir Barosu’ndan Halk TV tepkisi: Basın özgürlüğüne ağır darbe

İzmir Barosu, Halk TV’ye yönelik polis baskını, kayyım atanması ve yayının durdurulmasına tepki gösterdi. Müdahaleyi basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik ağır bir darbe olarak nitelendiren Baro, gazetecilerin çalışmalarının engellenmemesi çağrısında bulundu

Oluşturulma:
Kaynak: RABİA AYKUT
İzmir Barosu’ndan Halk TV tepkisi: Basın özgürlüğüne ağır darbe haberinin görseli
3 dk okuma süresi

İzmir Barosu, Halk TV’ye yönelik polis baskını, kayyım atanması ve televizyon yayınının durdurulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Müdahalenin yalnızca bir basın kuruluşunu değil, toplumun haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü de hedef aldığını vurgulayan Baro, gazetecilerin çalışmalarının engellenmesine ve yayın faaliyetinin durdurulmasına tepki gösterdi. Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde suç iddialarının soruşturulabileceğini ancak ceza soruşturmalarının basın kuruluşlarını susturmanın veya yayın politikalarına müdahale etmenin aracı hâline getirilemeyeceğini belirten İzmir Barosu, kayyım kararının ve yayın özgürlüğünü kısıtlayan müdahalelerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi çağrısında bulundu. Baro, basın özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek gazetecilerin çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılmasını ve halkın haber alma hakkının korunmasını istedi.

“HUKUK DEVLETİ İLKELERİYLE BAĞDAŞMAMAKTADIR”

İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamada, “14 Ekim 2026 tarihinde sabah saatlerinde Halk TV'ye yönelik polis baskını, kayyım atanması ve televizyon yayınının durdurulması, yalnızca bir basın kuruluşuna yönelik müdahale değil, toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbedir. Bir basın kuruluşunun polis ablukasına alınması, gazetecilerin çalıştıkları binaya girişlerinin engellenmesi ve yayın faaliyetinin durdurulması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Elbette suç iddiaları soruşturulabilir. Ancak ceza soruşturmaları, basın kuruluşlarını susturmanın, yayın politikalarına müdahale etmenin ve eleştirel gazeteciliği işlevsiz bırakmanın aracına dönüştürülemez. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı dahi bulunmaksızın uygulanan tedbirlerin fiilen bir cezalandırmaya dönüşmesi kabul edilemez” diye aktarıldı.

“DEMOKRASİLERDE BASIN DENETLER, SUSTURULMAZ, KONUŞUR”

Baro tarafından yapılan açıklamanın devamında ise şu sözlere yer verildi: “Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğü, yalnızca iktidarı destekleyen düşünceler için değil, iktidarı eleştiren, sorgulayan ve kamuoyunu bilgilendiren yayınlar için de vardır. Demokrasilerde basın denetler, susturulmaz, konuşur. İzmir Barosu olarak, basın özgürlüğünü ortadan kaldıran uygulamaların karşısında olduğumuzu, kayyum kararının ve yayın yasağı niteliğindeki müdahalelerin hukuka uygunluğunun derhâl ve etkili biçimde denetlenmesi, gazetecilerin çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması ve yayın özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini kamuoyuna ilan ediyoruz. Hukuk, susturmanın aracı, yargı, basını hizaya getirmenin yöntemi olamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez.”

Kaynak: RABİA AYKUT

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.