Nafakanın evlilik süresine göre sınırlandırılması ve kadınların alacağı nafakanın cetvellere bağlanmasını öngören tartışmalı düzenlemenin tasarıdan çıkarılması üzerine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yazılı bir açıklama yayımladı.
Yargı paketlerinin kazanılmış hakları gasp etmenin bir aracı olamayacağını vurgulayan platform, boşanma sonrası yoksulluğa düşen kadınların yaşam mücadelesine dikkat çekti.
DEĞİŞTİRİLMEK İSTENEN SADECE KANUN MADDELERİ DEĞİL
Açıklamada, yargı paketleriyle müdahale edilmek istenen şeyin yalnızca kanunlardaki birkaç kelime olmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Kazanılmış haklarımıza yargı paketleriyle dokunamayacaksınız! Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafakaya ilişkin iptal kararının ardından 13. Yargı Paketi’ne yoksulluk nafakasını sınırlandıran bir düzenleme getirilmesi bekleniyordu. Nafakanın evlilik süresine göre kısıtlanacağı, kadınların hangi koşulda kaç yıl nafaka alabileceğinin cetvellere bağlanacağı anlatılıyordu. Ancak nafaka hakkı mücadelemiz kazandı. Bugün bu düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldığını görüyoruz. Yargı paketleri kazanılmış haklarımızı gasp etmenin aracı olamaz. Çünkü bu paketlerle değiştirilmeye çalışılan şey, yalnızca kanunlardaki birkaç kelime değildir. Ortadan kaldırılmaya, unutturulmaya ve görünmez kılınmaya çalışılan, tüm bakım yükü omuzlarında olan ve çalışma hayatından uzaklaştırılan kadınlardır. Boşandıktan sonra, temel ihtiyaçlarını karşılamaya dahi yetmeyen o nafakaların kadınlar için elzem olduğudur. Yok sayılan, bakım yükünü kamusal bir hak olarak karşılamanın devletin sorumluluğu olduğu ve boşanmadan sonra yoksulluğa düşenin neden hep kadınlar olduğu gerçeğidir. Kazanılmış haklarımıza yargı paketleriyle dokunulmasına izin vermedik, ancak aynı düzenlemelerin önümüze tekrar geleceğini biliyoruz. Kadınların nafaka hakları için de nafakaya ihtiyaç duyulmayacak eşit ve özgür günler için de mücadele edeceğiz. Eşitsizlik ortadan kalkmadan nafaka hakkımızın tartışılmasına izin vermeyeceğiz.”
DÜZENLEMENİN PAKETTEN ÇIKARILMASI KADINLARA NE SAĞLAYACAK?
Söz konusu kısıtlamanın tasarıdan çıkarılması, evlilik süresince ev içi bakım yükünü üstlendiği için çalışma hayatının dışında kalan veya ekonomik güvenceden yoksun bırakılan kadınlar için hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor. Düzenlemenin iptali sayesinde kadınlar, boşanma sonrasında süreli ya da cetvele bağlı sembolik ödemelerle doğrudan yoksulluğa sürüklenme riskinden korunmuş oldu. Aynı zamanda, ekonomik bağımsızlığı olmayan ve şiddet gördüğü evliliği sırf geleceksiz kalma korkusuyla sürdürmek zorunda hisseden kadınlar için yasal güvencenin korunması, boşanma hakkını fiilen kullanılabilir tutmayı sürdürüyor.