GÜNDEM

İPSD’den kilovatsaat sınırına tepki: "Elektrik değil, faturası çarpacak"

İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği, konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırının 3 bin kilovatsaate düşürülmesinin yaklaşık 6,5 milyon haneyi daha yüksek tarifelerle karşı karşıya bırakacağını belirtti
Yazı Boyutu

Elektrikte 1 Ocak 2027’den itibaren konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırının 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürülmesi planlanıyor. Yeni uygulamayla, yıllık tüketimi bu sınırın üzerine çıkan konut abonelerinin yüksek tüketimli grup kapsamında, piyasa maliyetlerine bağlı tarifeden faturalandırılması öngörülüyor. Karara tepki gösteren İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD), dar gelirli, emekli, işsiz, kalabalık aileler ile elektrikle ısınan hanelerin daha ağır faturalarla karşılaşacağını savundu. Dernek, yeni sınırın aylık ortalama 250 kilovatsaat tüketime ve yaklaşık 820 liralık faturaya karşılık geldiğini belirterek, düzenlemenin dar gelirli, emekli, işsiz, kalabalık aileler ve elektrikle ısınan haneler üzerindeki yükü artıracağını ifade etti. İPSD Genel Merkezi, “Elektrik faturaları sadece çarpmıyor, yakıyor. Elektrik lüks değil, yaşamın sürdürülebilmesi için temel haktır” dedi.

6,5 MİLYON HANE İÇİN TARİFE UYARISI

Yeni düzenlemeyle 44,2 milyon konut abonesinin yaklaşık 6,5 milyonunun yüksek tüketimli abone grubuna alınacağını savunan İPSD, “Yıllık tüketim sınırı 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürüldü. Bu, aylık ortalama 250 kilovatsaat tüketime, yaklaşık 820 liralık kullanıma denk geliyor. Aylık elektrik faturası ortalama 820 liranın üzerinde olanlar, devlet desteğinden yararlanamayacak ve gerçek maliyetler adı altında zamlı tarifeden ödeme yapacak. Dört asgari ücretlinin yoksulluk sınırının altında kaldığı ülkede, vatandaş yılbaşından itibaren tarife düzenlemesi adı altında yeni bir zamla karşı karşıya bırakılıyor. Tüketiciyi tüccar gibi gören anlayıştan vazgeçilmelidir” ifadelerine yer verdi.

ENERJİ YOKSULLUĞU UYARISI

Elektrik faturalarındaki artışın yalnızca ekonomik bir yük değil, doğrudan yaşam koşullarını etkileyen sorun olduğunu belirten İPSD, “Elektrik zamları sadece rakamlardan oluşan bir zam haberi değildir; bir evde söndürülen ışık, çocuğun yarım kalan dersi ve ailenin ay sonunu getirme kaygısıdır. Modern dünyada elektrik lüks, tercih ya da konfor değil; eğitimden sağlığa, ısınmadan beslenmeye kadar yaşamın sürdürülmesi için vazgeçilmez ihtiyaçtır. Faturasını ödeyemediği için elektriği kesilecek binlerce hane, 21’inci yüzyılda karanlığa ve medeniyet dışı yaşam koşullarına mahkûm edilecektir. Elektrik tüketimini azaltmak her zaman tasarruf değildir; kimi zaman yoksulluğun dayattığı zorunlu bir vazgeçiştir” dedi.

ÇOCUKLAR VE HASTALAR İÇİN RİSK

Yeni tarifenin eğitim, beslenme, sağlık ve ısınma üzerinde olumsuz sonuçlar doğuracağını savunan İPSD, “Akşamları lambanın açılmasından çekinilen, bilgisayarın ya da internetin kullanılmadığı evlerde çocuklar eğitim yarışına daha da geriden başlayacaktır. Yüksek fatura korkusuyla buzdolaplarının dahi tasarruf moduna çekilmesi, bozulma riski taşıyan gıdaların saklanamaması; yetersiz beslenme ve gıda zehirlenmesi gibi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Özellikle kış aylarında elektriğe bağımlı ısınma araçlarını çalıştıramayan aileler, soğuk ve karanlık odalarda yaşam mücadelesi verecektir. Elektrik özelleştirilirken daha ucuzlayacağı söylendi. Bugün gelinen noktada ise artan maliyetlerin, vergilerin ve kamu harcamalarının bedeli vatandaşa zam olarak yansıtılıyor. Elektrik, doğalgaz ve temel ihtiyaçlardaki fiyat artışları halkın insanca yaşama hakkına zulümdür” ifadelerini kullandı.