Akdeniz Havzası’nda deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, Türkiye’de aşırı hava olaylarına ilişkin riskleri yeniden gündeme getirdi. İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, denizlerdeki ısınma ile atmosfer arasındaki etkileşimin şiddetli yağış, sel ve fırtına gibi olayların gelişimini destekleyebildiğini söyledi.
Tağıl, denizlerdeki ısınmanın ekstrem hava olaylarındaki rolünü belirlemek amacıyla 40 yıllık dönemi kapsayan bir araştırma yürüttüklerini belirterek, Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’de belirgin sıcaklık artışları tespit ettiklerini ifade etti. Isınmanın her bölgede aynı seviyede gerçekleşmediğini kaydeden Tağıl, özellikle Antalya açıklarını kapsayan Doğu Akdeniz’deki yükseliş eğilimine dikkati çekti.
Araştırmanın 2033 yılına yönelik projeksiyonlarının da mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda bazı bölgelerde deniz yüzeyi sıcaklıklarının daha fazla artabileceğine işaret ettiğini aktardı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2000’li yılların başında Türkiye’de yılda 400’ün altında kaydedilen ekstrem meteorolojik olay sayısı, 2023’te 1475’e, 2024’te 1257’ye ve 2025’te 1011’e ulaştı.
2026 yılının ilk sekiz ayında ise 1263 ekstrem meteorolojik olay kaydedildi. Bu olayların yüzde 33’ünü şiddetli yağış ve seller, yüzde 20’sini fırtınalar, yüzde 17’sini dolu ve yüzde 10’unu toprak kaymaları oluşturdu. Yoğun kar yağışı, yıldırım ve çığ da kayıtlara geçen diğer olaylar arasında yer aldı.
Tağıl, yıllık olay sayılarının düzenli bir artış göstermediğini ancak uzun dönemli değişim ile 2026’nın ilk sekiz ayındaki yüksek sayının, risklerin yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.
AKDENİZ KÜRESEL OKYANUS ORTALAMASINDAN DAHA HIZLI ISINIYOR
Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezinin Akdeniz Tahmin Sistemi ile Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezinin verilerinin, 2026 yazında Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıklarının yükseldiğini ve geniş alanlarda denizel ısı dalgalarının görüldüğünü ortaya koyduğunu aktaran Tağıl, Akdeniz’in küresel okyanus ortalamasından daha hızlı ısındığını vurguladı.
Denizlerde uzun dönemli ısınma ve yaz aylarında yüzeyde biriken ısının, deniz ile atmosfer arasındaki etkileşimi değiştirebildiğini belirten Tağıl, uygun atmosferik dolaşım ve diğer meteorolojik koşullarla birlikte bu durumun sonbaharda şiddetli yağış ve fırtınaların gelişimini destekleyen etkenlerden biri olabileceğini kaydetti.
Deniz yüzeylerindeki yüksek sıcaklıkların, benzer koşulların oluşması halinde kış başlangıcında yaşanabilecek şiddetli hava olaylarını da destekleyebileceğini ifade etti.
ERKEN UYARI
Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşanan hortum olayını da değerlendiren Tağıl, üst atmosferden gelen soğuk havanın atmosferik kararsızlığı artırdığını belirtti. Deniz üzerindeki sıcak ve nemli hava kütlelerinin soğuk ve nemli havayla karşılaşmasının şiddetli fırtına ve hortum oluşumunu destekleyebildiğini aktardı.
Türkiye’de kaydedilen ekstrem meteorolojik olayların yaklaşık yüzde 2’sini hortumların oluşturduğunu belirten Tağıl, bu olayların ciddi can ve mal kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Tağıl, aşırı hava olaylarının etkilerini azaltmak için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, meteorolojik verilerin yerel ölçekte değerlendirilmesi ve altyapının şiddetli hava koşullarına dayanıklı hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın