29 Ekim 2026,Perşembe 13:33
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri
Üst Reklam (özel)

Türkiye’de afet alarmı: Afetlere dirençli kentler istiyoruz

Türkiye'de yaşanan aşırı yağışlar ve artan aşırı hava olayları tehlikeyi gözler önüne seriyor: Change.org'da başlatılan yeni imza kampanyası, Türkiye'nin tüm kentlerini depremden sele kadar her türlü afete karşı bilim öncülüğünde dirençli hale getirmeye çağırıyor

Oluşturulma:
Türkiye’de afet alarmı: Afetlere dirençli kentler istiyoruz haberinin görseli
4 dk okuma süresi

Türkiye genelinde aşırı yağışların ve olumsuz hava koşullarının etkisini artırmasıyla birlikte, iklim krizi ve afetlere karşı hazırlık konusu bir kez daha aciliyet kazandı. Change.org üzerinden Gülşah Taşkın öncülüğünde başlatılan ‘Deprem, Sel ve Tüm Afetlere Dirençli Kentler İstiyoruz’ başlıklı imza kampanyası, Türkiye'nin sadece deprem değil; sel, yangın, kuraklık ve aşırı sıcak hava dalgaları gibi iklim krizi kaynaklı tüm afetlere karşı topyekün dirençli hale getirilmesini talep ediyor.

Kampanya metninde, Türkiye'nin coğrafi konumu ve iklim krizinden en çok etkilenen kırılgan ülkeler arasında yer aldığı vurgulanıyor. Uzmanların yıllardır yaptığı uyarıların artık günlük yaşamda hissedilmeye başlandığı belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Artık bunu kabul edip; öfkemizi, isyanımızı, acımızı çareye dönüştürmeliyiz. Görüyoruz ki öncesinde doğru planlamaya sahip değilsek afetlerin ilk günleri yardımlar bile kaosa dönüşüyor, oysa bu çok önüne geçilebilir bir durum.”,

Türkiye’de afet alarmı: Afetlere dirençli kentler istiyoruz - Fotoğraf 1

ÖFKEMİZİ, İSYANIMIZI, ACIMIZI ÇAREYE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ

Kampanya metninde yer alan ifadelerin tamamı şöyle: “Bir afet ülkesinde yaşıyoruz; sorunumuz sadece depremler değil. Türkiye, aynı zamanda iklim krizine karşı en kırılgan ülkelerden bir tanesi. Uzmanlar, iklim krizi kaynaklı sel, yangın, kuraklık, sıcak hava dalgaları gibi afetlerin sıklığının ve şiddetinin de artacağının altınız çiziyor, ki çoktan bazılarını hissetmeye başladık. Artık bunu kabul edip; öfkemizi, isyanımızı, acımızı çareye dönüştürmeliyiz. Görüyoruz ki öncesinde doğru planlamaya sahip değilsek afetlerin ilk günleri yardımlar bile kaosa dönüşüyor, oysa bu çok önüne geçilebilir bir durum. Türkiye çok iyi bilim insanlarına, çok iyi kaynaklara sahip bir ülke. Bu sebeple afet sonrası yapılması gereken her türlü müdahale afet öncesinde bilim insanları önderliğinde planlanmalı. Yerel ve ulusal koordinasyon ve yardımlaşma ağları kurulmalı. Doğru planlama ile ihtiyaç halinde her kurum, kuruluş, dernek, birey ne yapacağını zaten biliyor olmalı. Bununla birlikte afet dirençli kentler için elbette yapıların güvenilirliği ve şehir planlamaları bilim insanlarının gözetiminde gerçekleştirilmeli. Ve bunun ilk adımları tam da şimdi acılarımız tazeyken, zaman geçip yavaş yavaş unutmaya başlamadan, konfor alanlarımıza çekilmeden önce atılmalı. Mevcut Binaların yapı denetimlerinin yapılması ve uygun olmayanların yeniden inşası, yeni yapılacak binaların bölgenin coğrafi yapısına göre her türlü afete karşı taviz verilmeden projelendirilmesi, zaten gereğinden fazla kalabalık şehirlerimizin daha da genişletilmesi yerine istihdama ve yapılanmaya ihtiyaç duyan diğer şehirlerimize kaydırılması gibi daha da çoğaltılabilecek başlıklar her konunun muhatabı uzmanlar ve kurumlarla birlikte ele alınmalı.”

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.