17 Ekim 2026,Cumartesi 16:10
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Karadeniz gazı 17 milyon haneye ulaşacak: Hedef 2028

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Karadeniz’de doğal gaz üretiminin 2028 yılında günlük 45 milyon metreküpe çıkarılacağını açıkladı. Yeni yüzer üretim platformuyla birlikte üretim kapasitesinin artırılacağını belirten Bayraktar, Türkiye’de doğal gaz kullanan yaklaşık 17 milyon hanenin Karadeniz gazından yararlanacağını söyledi

Oluşturulma:
Kaynak: DHA
Karadeniz gazı 17 milyon haneye ulaşacak: Hedef 2028 haberinin görseli
10 dk okuma süresi

Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu Osman Gazi, Zonguldak’ın Filyos ilçesinden Karadeniz’e uğurlandı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bölge milletvekilleri, Türkiye Petrolleri çalışanları ve davetliler katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da törene video mesaj gönderdi.

2028’DE GÜNLÜK ÜRETİM 45 MİLYON METREKÜP OLACAK

Törende konuşan Bakan Alparslan Bayraktar, yapımı devam eden yeni platformla Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin artırılacağını belirtti. Üretimin 2028 yılında 32 kuyu üzerinden günlük toplam 45 milyon metreküpe ulaşmasının hedeflendiğini ifade eden Bayraktar, bu artışla birlikte yerli doğal gazın daha fazla haneye ulaştırılacağını kaydetti.
Bayraktar, “2028 yılında ülkemizde doğal gazı olan evlerin yüzde 75’i yani yaklaşık 17 milyon hane ocağında, mutfağında, banyosunda Karadeniz gazını kullanacak. Her 4 evden 3’ünde kendi gazımız yanacak” dedi.

Karadeniz gazı 17 milyon haneye ulaşacak: Hedef 2028 - Fotoğraf 1

OSMAN GAZİ 20 YIL BOYUNCA GÖREV YAPACAK

Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin geçen yıl 29 Mayıs’ta, İstanbul’un fethinin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Dolmabahçe Sarayı’ndan Filyos’a uğurlandığını hatırlatan Bayraktar, platformun yaklaşık 17 aylık süreçte üretim yapabilecek kapsamlı bir tesise dönüştürüldüğünü söyledi.
Platform üzerine doğal gazın ayrıştırılması, işlenmesi ve güvenli biçimde karaya aktarılması için toplam 21 modül yerleştirildiğini aktaran Bayraktar, sistemin önemli parçalarından biri olan 2 bin 500 ton ağırlığında ve 44 metre uzunluğundaki MEG modülünün de başarıyla entegre edildiğini belirtti.
Acil durumlarda açığa çıkan gazın güvenli şekilde tahliye edilmesini ve kontrollü olarak yakılmasını sağlayan 96 metre yüksekliğindeki alev kulesinin platforma yerleştirilen son büyük ünitelerden biri olduğunu kaydeden Bayraktar, kulenin 260 ton ağırlığında olduğunu ifade etti.

Karadeniz gazı 17 milyon haneye ulaşacak: Hedef 2028 - Fotoğraf 2

DENİZDE 125 METRE YÜKSEKLİĞİNDE ÜRETİM ÜSSÜ

Alev kulesiyle birlikte yaklaşık 125 metre yüksekliğe ulaşan Osman Gazi’nin büyüklüğüne dikkat çeken Bayraktar, platformu deniz üzerinde yükselen 40 katlı bir gökdelene ve üç futbol sahası uzunluğunda bir üretim üssüne benzetti.
Karadeniz’de 20 yıl boyunca doğal gaz işlemesi planlanan platformun, Filyos kıyılarından yaklaşık 170 kilometre açıkta görev yapacağını belirten Bayraktar, tesisin deniz tabanına zincirlerle sabitleneceğini söyledi.
Osman Gazi’nin yalnızca bir üretim tesisi olmadığını vurgulayan Bayraktar, projenin Türkiye’nin denizlerdeki petrol ve doğal gaz arama ve üretim kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti. Platformdaki modüllerin yerleştirilmesi, sistemlerin entegre edilmesi ve üretim altyapısının hazırlanmasının kapsamlı mühendislik çalışmalarıyla tamamlandığını kaydetti.

REKLAM

"DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR"

Burada konuşan Bakan Çiftçi, “Türkiye olarak tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birinden geçiyoruz. Dünya yeniden şekilleniyor. Küresel güç dengeleri değişiyor. Devletler arasındaki rekabet sertleşiyor. Yakın coğrafyamızda yeni siyasi ve jeopolitik dengeler kuruluyor. Böyle bir dönemde Türkiye’nin iç bütünlüğünü tahkim etmesi, toplumsal dayanışmasını güçlendirmesi ve güvenlik kapasitesini en üst seviyeye çıkarması tarihi bir zarurettir. İşte Terörsüz Türkiye hedefini, bu büyük tarihi ve stratejik çerçeve içerisinde değerlendiriyoruz. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en önemli stratejik hedeflerinden biri, terör meselesinin kalıcı biçimde sona erdirilmesidir. Çünkü Terörsüz Türkiye; milli birliğimizin tahkimi, toplumsal kardeşliğimizin güçlendirilmesi ve ülkemizin bölgesel ve küresel hareket alanının genişletilmesi bakımından stratejik bir devlet politikasıdır. Bu büyük hedefin temelinde ise tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışı bulunmaktadır” dedi.

Karadeniz gazı 17 milyon haneye ulaşacak: Hedef 2028 - Fotoğraf 3

"AYNI YANLIŞLARIN TEKRARLANMASINA İZİN VERMEMELİYİZ"

Bakan Çiftçi, “Terörle mücadelede milletimiz çok ağır bedeller ödedi. Nice evladımızı şehit verdik. Nice kahramanımız gazilik şerefine erişti. Özellikle bu bölgede yaşayan vatandaşlarımız terörün baskısını, tehdidini ve tahribatını yıllarca doğrudan hissetti. Bizim arzumuz, bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evlat acısıyla sınanmaması, hiçbir çocuğun terörün gölgesinde büyümemesidir. Ancak bu hedefe ulaşırken devletimizin vakarından, hukukundan, egemenlik haklarından ve milli birliğimizden en küçük bir taviz verilmesi söz konusu olamaz. Türkiye geçmişte ‘çözüm süreci’ olarak adlandırılan bir tecrübe yaşadı. Bu tecrübenin bize öğrettiği önemli dersler vardır. İyi niyetle atılan adımların terör örgütleri tarafından istismar edilmesi ve ortaya çıkan ortamın terör yapılanmaları tarafından kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya çalışılması, devlet hafızamızda kalıcı izler bırakmıştır. Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Terörsüz Türkiye süreci, kamu düzeninin zayıfladığı veya terör örgütlerinin kendilerine yeni hareket alanları bulduğu bir zemine dönüşemez. Devletimizin onuruna ve izzetine gölge düşürecek, milletimizin birliğine halel getirecek hiçbir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin şefkati de kudreti de yerli yerinde olacaktır. Vatandaşımıza karşı merhametli, suç ve terör karşısında kararlı olacağız” diye konuştu.

"VALİLERİMİZ SÜRECİN SAHADAKİ TEMSİLCİLERİDİR"

Bakan Çiftçi, valilerin süreçteki sorumluluklarını belirterek, “Bu tarihi süreçte hepimize çok önemli sorumluluklar düşüyor. Sizler, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bu büyük dönüşümün sahadaki temsilcileri ve tarihin akışına doğrudan etki eden aktörlerisiniz. Bir valimizin zamanında aldığı tedbir, önlediği bir provokasyon, çözdüğü toplumsal bir mesele veya vatandaşımızla kurduğu gönül bağı, bu sürecin başarısında belirleyici olacaktır. Sizlerden, içinde bulunduğumuz dönemin tarihi anlamını hakkıyla idrak eden, bölgesel gelişmeleri okuyabilen ve devletimizin uzun vadeli hedeflerini gözeten bir yönetim anlayışı bekliyoruz. Şehrinizin sosyolojisini, toplumsal hassasiyetlerini ve risk alanlarını çok iyi bilmelisiniz. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hassasiyetlerini gözetecek; terör örgütlerinin, suç yapılanmalarının ve provokasyon peşinde koşan çevrelerin toplumsal gerilim üretmesine fırsat tanımamalıyız. Devletimizin dili açık, tutumu kararlı, uygulamaları adil ve vatandaşımızla kurduğu ilişki güven verici olacaktır” ifadelerini kullandı.

"İÇ CEPHEMİZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, DIŞARIDAKİ SÖZÜMÜZ O KADAR ETKİLİ OLACAK"

Bakan Çiftçi, Terörsüz Türkiye hedefinin jeopolitik boyutuna ilişkin şöyle konuştu:

“Terörsüz Türkiye hedefinin jeopolitik boyutunu da doğru okumalıyız. Türkiye, tarih boyunca sınırlarının ötesine uzanan güçlü bir medeniyet birikiminin temsilcisi olmuştur. Bizim gönül coğrafyamızın sınırları, siyasi haritaların çizdiği sınırlarla ölçülemez. Nerede gözünü Türkiye’ye çevirmiş bir mazlum, nerede gönlünü bu millete bağlamış bir kardeşimiz, nerede umudunu Türkiye’nin gücüne ve adaletine bağlamış insanlar varsa, orası bizim medeniyet ufkumuzun ve tarihi sorumluluk alanımızın bir parçasıdır. Türkiye Yüzyılı, devletimizin jeopolitik hedefleriyle, milletimizin tarihi sorumluluk ve medeniyet misyonunun yeniden buluştuğu büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüşte, içeride kardeşliğini tahkim etmiş ve güvenliğini sağlamış bir Türkiye’nin bölgesel ve küresel etkisi daha da güçlenecektir. İç cephemiz ne kadar güçlü olursa, dışarıdaki sözümüz o kadar etkili olacaktır. Bizler, devlet geleneği asırlara uzanan büyük bir milletin evlatlarıyız. Bu gelenekte yöneticilik, makam ve yetkiden önce ağır bir mesuliyet taşımaktır. Unutmayınız ki bazı dönemlerde yöneticiler, tarihin kendilerine yüklediği sorumluluğu yerine getirirler. Bazı dönemlerde ise aldıkları kararlarla tarihin akışına doğrudan etki ederler. İnanıyorum ki bizler, böylesine önemli bir tarihi eşikte bulunuyoruz. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu güçlü destekle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefini, devlet ciddiyeti ve tarihi sorumluluk bilinciyle başarıya ulaştırmak için hep birlikte çalışacağız. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Rabb’im devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar eylesin.”

REKLAM

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.