SİYASET

Bakan’dan gözaltındaki Koçak açıklaması: İlk adım dışında dahlim yoktur

Gözaltına alınan Murat Koçak hakkında açıklama yapan YENİ Parti Milletvekili Murat Bakan, Bornova’daki ilk adım dışında Koçak’ın hiçbir görevinde katkısı olmadığını, başarının tamamen kendisine ait olduğunu ifade etti
Yazı Boyutu

YENİ Parti İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Murat Bakan, Halk TV’ye yönelik operasyon kapsamında İzmir’de gözaltına alınan Kıyı Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Murat Koçak ile ilgili yazılı bir bilgilendirme yaptı. 14 Ekim sabahı başlayan süreci ve gözaltı kararını değerlendiren Bakan, yaşananların kamuoyunun haber alma hakkını ve muhalif yayın organlarını hedef alan siyasi bir operasyon niteliğinde olduğunu savundu. Murat Koçak’ın Bornova Belediyesi’nde göreve başlama sürecinde müracaatına referans olduğunu açıklayan Bakan, “Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ayrıldıktan sonra Bornova Belediyesi’nde devlet memuru olarak göreve başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki bütün kariyerine rağmen sıfırdan başladı. Bornova Belediyesi’ne yaptığı müracaatta referansı ben oldum. Bugün de o referansın arkasındayım. Bornova'daki ilk adım dışında bu görevlerin hiçbirinde benim bir katkım yoktur. Başarılı, asker kökenli bir bürokrattı yine asker kökenli başarılı bir belediye başkanı göreve getirmiştir, mesele bundan ibarettir” dedi.

TSK’DA BAŞARILI BİR GEÇMİŞE SAHİPTİR

Gözaltına alınan Murat Koçak’ın askeri ve bürokratik geçmişine dair detayları paylaşan Bakan, Koçak’ın “Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarından sayısız takdir ve ödül almış, yüksek lisansını tamamlamış, özel eğitimlerden geçmiştir. 15 Temmuz’un ardından FETÖ mensuplarının ordudan temizlenmesi sürecinde görev almış, Atatürkçü kimliğini hiçbir zaman saklamamış bir astsubaydır” dedi. Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ayrıldıktan sonra Bornova Belediyesi’nde devlet memuru olarak göreve başladığını aktaran Bakan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki bütün kariyerine rağmen sıfırdan başlandığını vurguladı.

GÖREV ATAMALARINDA BİR KATKIM BULUNMAMAKTADIR

Koçak’ın Bornova Belediyesi’ne yaptığı müracaatta referansı olduğunu ancak sonrasında bir dahli bulunmadığını belirten Bakan, “Bugün de o referansın arkasındayım. Sonrası tamamen kendi emeğidir. Bayraklı Belediyesi’nde zabıta müdürü oldu, oradaki başarısıyla başkan yardımcılığına getirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Makine İkmal Dairesi Başkanı iken atıl durumdaki araçların neredeyse tamamını yeniden hizmete kazandırdı; bu başarısı dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından da takdir edildi. ESHOT Genel Müdür Yardımcılığına da bu başarısıyla geldi. O dönemde parti içinde Sayın Soyer’le farklı yerlerde durduğumuzu herkes bilir” dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği Genel Sekreterliğine ise kendisi gibi asker kökenli olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarafından getirildiğini belirten Bakan, “Bu konuda Sayın Aras’la hiçbir görüşmem olmadı; bu atamayı ben de basından öğrendim. Başarılı, asker kökenli bir bürokrattı yine asker kökenli başarılı bir belediye başkanı göreve getirmiştir, mesele bundan ibarettir” diye konuştu.

OPERASYONUN ZAMANLAMASI VE ZEMİNİ DİKKAT ÇEKİCİDİR

İzmir’de yürütülen soruşturmanın zamanlamasına ve hedefine dikkat çeken Murat Bakan, “Burada sorulması gereken bir soru var. İzmir’de İZSU’dan Büyükşehir Belediyesi’ne kadar pek çok ihaleden söz ediliyor. Söz konusu şirketin hâlen devam eden işleri bulunuyor. Peki neden yalnızca iki yıl önce görevden ayrılmış Murat Koçak hedefte? Ve neden bu operasyon, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinden yalnızca bir hafta sonra İzmir’e uzanıyor? İzmir’den yalnızca bir kişinin alınmasını tesadüf olarak görmüyorum” şeklinde konuştu. Süreç ilerledikçe bunun, Halk TV’yi susturmak için kurgulanan siyasi operasyonun bir parçası olduğunun anlaşılacağına inandığını kaydetti.

YARGILAMA BİTMEDEN İNSANLAR MAHKÛM EDİLMEMELİDİR

Açıklamasında hukuk devleti ilkelerine ve masumiyet karinesine vurgu yapan Bakan, devletin yıllarca özenle yetiştirdiği, zorlu eğitimlerden geçirip kritik görevlere seçtiği insanların, daha savcılık ifadeleri bile alınmadan kamuoyu önünde suçlu ilan kabul etmediğini belirterek, “Hukuk devletinde hiç kimse makamı, geçmişi ya da başarıları yüzünden hukukun üstünde değildir. Ama hiç kimse de suçu kanıtlanmadan itibarsızlaştırılmayı hak etmez. Adalet peşin hükümle değil; delille, hukukla ve masumiyet karinesine saygıyla sağlanır. Yargılama bitmeden insanları toplumun önünde mahkûm etmek, yalnızca o kişilere değil, hepimizin adalet duygusuna zarar verir” dedi.