Türk Psikologlar Derneği (TPD), ülkenin dört bir yanında görev yapan ve atama bekleyen binlerce meslektaşının sesi olarak çok önemli bir basın açıklamasına imza attı.
Yapılan açıklamada, kamuda ve özel sektörde yaşanan istihdam sıkıntılarından lisans eğitiminin niteliğine, görev yetki sınırlarının belirlenmesinden acilen çıkarılması gereken kapsamlı bir meslek yasasına kadar pek çok hayati konuya dikkat çekildi. Dernek, psikolog kimliğinin ve mesleki yetkinliğin korunması adına yetkililere net bir çağrıda bulundu.
BİNLERCE MESLEKTAŞIMIZ HAK ETTİĞİ İSTİHDAMI BEKLİYOR
Açıklamada, psikoloji bilimine ve ruh sağlığı hizmetlerine olan ihtiyacın her geçen gün arttığına vurgu yapılırken, buna karşın istihdam alanlarının aynı oranda genişlemediği ifade edildi. Binlerce mezun psikoloğun kamuda ve özel sektörde hak ettiği kadrolara kavuşmayı beklediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Binlerce meslektaşımız kamuda ve özel sektörde hak ettiği istihdam olanaklarını bekliyor. Psikolog kadroları artırılmalı, lisans mezunlarının mesleki çalışma alanları korunmalıdır.” Türk Psikologlar Derneği, özellikle kamu hastaneleri, aile sağlığı merkezleri, adliyeler, okullar ve sosyal hizmet kurumları gibi halk sağlığının merkezinde yer alan alanlarda psikolog kadrolarının yetersiz kaldığına işaret etti. Atama bekleyen binlerce genç mezunun yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için kadro sayılarının acilen artırılması gerektiği savunuldu.
KAPSAMLI BİR MESLEK YASASI ACİL İHTİYAÇ
Psikoloji mesleğinin karşılaştığı en büyük yapısal sorunlardan birinin yasal statü eksikliği olduğu vurgulanan açıklamada, mesleğin sınırlarının net bir şekilde çizilmesinin elzem olduğu dile getirildi. Her daldan mezunun ya da yetkisiz kişilerin ruh sağlığı alanında faaliyet göstermesinin hem meslek etiğine hem de toplum sağlığına büyük zarar verdiği hatırlatılarak şu çağrı yinelendi: “Psikologların mesleki haklarının korunması, görev ve yetki sınırlarının belirlenmesi için kapsamlı bir meslek yasası gereklidir.” Dernek, meslek yasasının geciktirilmesinin sadece psikologları değil, doğrudan hizmet alan vatandaşları da risk altında bıraktığını belirtti.
PSİKOLOJİ LİSANS EĞİTİMİ VE MESLEKİ YETKİNLİK VURGUSU
Eğitim kalitesinin düşmesine ve merdiven altı sertifika programlarına karşı da sert bir tutum sergileyen Türk Psikologlar Derneği, psikolog kimliğinin temelinin nitelikli bir lisans eğitiminden geçtiğini hatırlattı. Açıklamada, “Psikoloji lisans eğitimi, psikolog kimliğinin ve mesleki yetkinliğin temelidir” denilerek, kısa süreli kurslarla ya da yetersiz içerikli uzaktan eğitimlerle psikolog unvanı alınamayacağı gerçeğinin altı çizildi. Alan dışından yapılan müdahalelerin ve yetkisiz unvan kullanımının önlenmesi için lisans mezunlarının kazanılmış haklarının titizlikle korunması gerektiği ifade edildi.
GÜVENCE ALAN DÜZENLEMELER İSTİYORUZ
Açıklamanın sonuç bölümünde, meslek mensuplarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve haklarının gasp edilmemesi yönündeki kararlılık net bir dille paylaşıldı. Dernek yönetimi ve üyeleri adına yapılan ortak çağrıda şu cümlelere yer verildi: “Lisans mezunu psikologların mesleki hakları eksiksiz bir şekilde tanınmalıdır. Psikologların çalışma alanları yasal güvence altına alınmalıdır. Ruh sağlığı alanındaki düzenlemelerde psikologların sesine kulak verilmelidir.” Türk Psikologlar Derneği, son olarak “Psikologların haklarını yok sayan değil, güvence altına alan düzenlemeler istiyoruz” diyerek yetkili mercileri ve karar alıcıları bir an önce somut adımlar atmaya davet etti. Kamuoyu, bu açıklamanın ardından atılacak yasal ve idari adımları yakından takip ediyor.