Yazar Sabri Safiye, yeni romanı ‘İnanna’nın Dönüşü’ ile okurları uzayın derinliklerinden dünya uygarlığının kadim geçmişine uzanan sıra dışı bir bilimkurgu yolculuğuna çıkarıyor. Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan kitabın editörlüğünü Müren Beykan üstleniyor.
Yapay zeka, küresel salgınlar ve nanoteknoloji gibi geleceğin olanaklarını ve olası felaketlerini hikâyenin merkezine alan roman, ileri teknolojiyle şekillenen bir dünyada insan olmanın anlamını sorguluyor. Tek bir merkez tarafından yönetilen yeni dünya düzeninde bireyin iradesi, özgürlüğü ve insanlığın kadim birikimi üzerine düşündüren eser, aynı zamanda yeni başlangıçların ve umudun izini sürüyor.
ŞİİRİN SİLAHA DÖNÜŞTÜĞÜ DÜNYA
Romanın merkezinde, şiirin yalnızca bir sanat dalı olmaktan çıkarak teknolojinin bir parçasına dönüştüğü bir dünya bulunuyor. Nadrian, nanoteknolojik şiirlerin sentezlendiği, dünyadan uzakta konumlanan bir uzay laboratuvarı olarak hikâyenin önemli mekânlarından birini oluşturuyor. Dünya ise Büyük Salgın ile mücadele ediyor. Ana Ülke’nin Bilgi Bakanlığı, ‘Düşük İstek Sendromu’ tanısı koyduğu insanları şiir ve diyet kombinasyonuyla sözde tedavi etmeye çalışıyor. Böylece teknoloji ve merkezi yönetim, insanların yaşamlarını ve düşüncelerini kontrol eden bir düzene dönüşüyor.
92 YILLIK YOLCULUKTAN GELEN KARŞILAŞMA
Nadrian’dan uzay boşluğuna savrulan genç kazazede ‘Şanslı’, uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından eski bir kapsüle sığınmayı başarıyor. Tam 92 yıllık yolculuğundan dönen Şanslı’nın Temas III adlı eski kapsülde karşılaştığı simülasyon SIII, romanın seyrini değiştiren önemli bir dönüm noktası oluyor. Şanslı ile SIII arasındaki beklenmedik karşılaşma, yalnızca iki farklı varlığın iletişimini değil, geçmiş ile gelecek arasında yeni bir bağ kurulmasını da beraberinde getiriyor.
İNANNA’NIN DANSININ SIRRI
Roman, teknolojik gelişmelerin yanı sıra insanlığın kadim tarihine ve kültürel hafızasına da uzanıyor. Şanslı’nın kapsülde gerçekleştirdiği karşılaşma, geçmişten gelen bilgilerin geleceğe aktarılmasının yanı sıra Tanrıça İnanna’nın dansının esrarının çözülmesine giden yolu açıyor. Sabri Safiye, ‘İnanna’nın Dönüşü’nde bilimkurgu unsurlarını insanlık tarihi, mitoloji ve insan iradesiyle buluşturuyor. Şiirin silaha dönüştürüldüğü, teknolojinin yaşamın her alanını kuşattığı bir dünyada özgürlük, insanlık ve umut kavramlarını sorgulayan roman, okuru ‘İnsan kalmanın olanağı var mı?’ sorusunun peşine düşürüyor.
‘İnanna’nın Dönüşü’, uzay yolculuğundan yapay zekâya, nanoteknolojiden kadim uygarlıklara uzanan kurgusuyla geleceğe dair karanlık ihtimallerin karşısına insan iradesini, bilgiyi ve umudu koyuyor.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın