İzmir’de tiyatroseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanan ‘Nihayet Makamı’, izleyicileri bir kadının belleğinde biriken anıların ve geçmişle hesaplaşmanın izini sürmeye davet ediyor. Burçak Çöllü’nün kaleme aldığı tek perdelik oyun, Türkiye tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin sabahında başlıyor. Geçmişin izlerini taşıyan eski bir konağa uzanan hikâye, bireysel bir yaşam üzerinden kayıpları, mücadeleleri ve zamanın insan üzerindeki etkisini ele alıyor.
URLA’DA İKİ GÜN SAHNELENECEK
Tek perdeden oluşan ‘Nihayet Makamı’, 16 Ekim Cuma ve 17 Ekim Cumartesi günlerinde saat 20.00’de Urla AKM Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak. Büyük oyunu kategorisinde yer alan yapım, 8 yaş ve üzeri izleyicilere hitap edecek. Burçak Çöllü’nün yazdığı oyunda Burcu Aksakal, Pınar Karadağ ve Meltem Başınhan Pehlivan rol alacak. Geçmişle yüzleşmeyi, hafızanın gücünü ve insan yaşamında iz bırakan olayları merkezine alan oyun, ekim ayında İzmir’in Urla ilçesinde tiyatroseverlerle buluşacak.
GEÇMİŞİN KAPISI ESKİ BİR KONAKTA AÇILIYOR
Oyunun merkezinde yer alan Sabriye, 27 Mayıs 1960 sabahında uygulanan sokağa çıkma yasağına rağmen gizlice evinden ayrılarak Nişantaşı’nda bulunan, terk edilmiş ve yıkılmaya yüz tutmuş bir konağa gider. Sabriye’nin kırk iki yıl önce bakımını üstlendiği şair Şehvar Hanım’a ait olan bu konak, onun için geçmişin izlerini taşıyan önemli bir mekâna dönüşür. Sabriye’nin konağa adım atmasıyla birlikte, zihninde elli dört yıldır biriken anılar yeniden canlanmaya başlar. Birbirine karışan sevdalar, çatışmalar, kayıplar, sevinçler ve hesaplaşmalar, karakterin yaşam öyküsünü parçalar halinde ortaya çıkarır. Savaşların, ölümlerin ve hayatta kalma mücadelesinin izleriyle şekillenen anlatı, izleyiciyi Sabriye’nin iç dünyasında yoğun bir yolculuğa çıkarır.
ANLATIYA SABRİYE’NİN ŞARKILARI EŞLİK EDECEK
Nihayet Makamı, geçmişin yalnızca hatırlanan olaylardan ibaret olmadığını, insanın belleğinde ve duygularında yaşamaya devam ettiğini anlatan bir hikâye sunuyor. Oyunda Sabriye’nin yaşadıkları kadar, geçmişiyle kurduğu ilişki ve biriktirdiği duygular da ön plana çıkıyor. Üstün yetenekli bir besteci olan Sabriye’nin şarkıları ise anlatının önemli bir parçasını oluşturuyor. Karakterin zihninde peş peşe beliren anılara eşlik eden müzikler, oyunun duygusal dünyasını destekliyor. Böylece bir kadının yaşamındaki kırılmalar, sevinçler ve kayıplar, sözlerin yanı sıra müziğin eşliğinde de sahneye taşınıyor.