15 Ekim 2026,Perşembe 09:39
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Naci Görür’den İzmir için kritik uyarı: Acilen dirençli kent haline getirilmeli

İzmir’de 7 ve üzeri büyüklükte deprem olasılığına dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, yalnızca binaların değil, kentin tüm altyapısının depreme hazırlanması gerektiğini vurguladı. Görür, kapsamlı çalışmaların vakit kaybetmeden başlatılması çağrısında bulundu

Oluşturulma: Güncelleme:
Naci Görür’den İzmir için kritik uyarı: Acilen dirençli kent haline getirilmeli haberinin görseli
4 dk okuma süresi

Merve Ağrıç İzmir’in deprem riski, yapı güvenliğinin yanı sıra kentin altyapısının ve afet hazırlıklarının da güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kentte çok sayıda aktif fay bulunduğuna dikkat çeken Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İzmir’de 7 ve üzeri büyüklükte deprem yaşanma olasılığı bulunduğunu belirterek kentin acilen depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Görür, içme suyu ve kanalizasyon ağlarından yollara, köprülerden tünellere kadar tüm altyapının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“SADECE YENİ BİNALAR İNŞA EDEREK ÇÖZÜLEMEZ”

İzmir’in kara kesiminde ve yarımadasında 15’e yakın aktif fay bulunduğunu belirten Görür, deprem riskine karşı bütüncül hazırlık yapılması gerektiğini ifade etti. Görür, “İzmir’in acilen depreme dirençli bir kent haline getirilmesi gerekiyor. Bu süreç sadece yeni binalar inşa ederek çözülemez. Bir kentte yaşamın minimum standartlarda da olsa kesintisiz sürebilmesi için tüm şehir altyapısıyla birlikte dirençli kılınmalı” dedi.

“İZMİR’DE 7 ÜZERİ BÜYÜKLÜKTE DEPREM OLABİLİR”

İzmir’de meydana gelebilecek depremlerin büyüklüğüne ilişkin kesin bir tahminde bulunmanın zor olduğunu belirten Görür, fayların uzunluğu, derinliği ve yapısının farklı büyüklüklerde depremler üretebileceğini söyledi. Görür, özellikle vadi tabanlarındaki bölgelerin risk taşıdığına dikkat çekerek kapsamlı saha araştırmalarının yapılması gerektiğini vurguladı. Kentteki risklerin belirlenmesi için ayrıntılı incelemelerin önemine işaret eden Görür, içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri, yollar, köprüler ve tünellerin depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

REKLAM

 “İZMİR’DE YETERLİ ÇALIŞMA GÖREMİYORUZ”

Fay hatlarının yakınında veya üzerinde bulunan alanlara ilişkin uyarıların önemli olduğunu belirten Görür, sahada ayrıntılı araştırma ve haritalandırma çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade etti. İzmir’de yeterli saha çalışması göremediğini söyleyen Görür, kentin yalnızca yapı stokunun değil, halkın, yönetimin, altyapının, ekosistemin, çevrenin ve ekonominin de afetlere karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

İZMİR'DE FAY HATLARININ GEÇTİĞİ İLÇELER

Kent merkezini en derinden etkileyen ana İzmir Fayı, doğrudan Konak, Narlıdere, Balçova ve Güzelbahçe ilçelerinin altından veya hemen yakınından geçerek körfez boyunca uzanıyor. Benzer şekilde, kentin en aktif yapılarından biri olan Tuzla Fayı; Gaziemir, Menderes, Torbalı ve Kemalpaşa ilçelerini doğrudan tehdit eden bir hat üzerinde bulunuyor. Alüvyon zemin yapısıyla dikkat çeken Bornova ve Bayraklı ile körfez kıyısındaki Karşıyaka ise hem bu fayların etki alanında kalıyor hem de yerel zemin özellikleri nedeniyle yüksek riskli bölgeler arasında yer alıyor. Kuzey ve batı aksında ise Menemen, Gediz graben sisteminin komşuluğunda; Seferihisar ve Urla ilçeleri ise yarımada genelindeki aktif sismik zonların merkezinde konumlanıyor.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.