Merve Ağrıç / İzmir’de artan araç sayısı ve yoğunlaşan ulaşım talebi, kent içindeki yolculukları her geçen gün daha yorucu hale getiriyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, İzmirlilerin günlük yaşamından saatler götürüyor. Menemen ve Aliağa’dan Buca’ya uzanan güzergâhta gidiş ve dönüşte 2-3 saat trafikte geçirilirken, Karşıyaka-Konak hattında yolculuk süresi 1-2 saate ulaşabiliyor. Toplu taşımada yaşanan aksaklıklar da ulaşım sorununu büyütüyor. TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, trafik yoğunluğunun yalnızca araç sayısındaki artıştan kaynaklanmadığını belirtti. TÜİK verilerine göre İzmir’de trafiğe kayıtlı taşıt sayısının Ağustos 2026 itibarıyla 2 milyon 176 bin 317’ye ulaştığını aktaran oda, konut, istihdam ve eğitim alanları arasındaki mesafelerin de yolculuk talebini artırdığına dikkat çekti.

SORUN YALNIZCA ARAÇ SAYISI DEĞİL
Oda, İzmir’in kent yapısı, Körfez çevresindeki ulaşım bağlantıları ve belirli geçiş noktalarına bağımlılığın bazı güzergâhlarda yoğunluğu artırdığını bildirdi. Toplu taşımadaki bağlantı ve aktarma sorunları ile yaya ve bisiklet altyapısındaki eksikliklerin de özel araç kullanımını teşvik ettiği belirtildi.
Ulaşım sorununun yalnızca yeni yollar yapılarak çözülemeyeceğini vurgulayan oda, “Ulaşım kararları, arazi kullanım kararlarından bağımsız alınmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Kalıcı çözüm için zorunlu otomobil yolculuklarının azaltılması ve toplu taşımanın güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

RAYLI SİSTEM YATIRIMLARI HIZLANMALI
İzmir Ulaşım Ana Planı 2030’un 2018’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan oda, planda öngörülen raylı sistem yatırımlarının önemli bir bölümünün 2026 itibarıyla hayata geçirilmediğini bildirdi. Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı çalışmalarının tamamlandığı, Ulaşım Ana Planı’nın revizyonuna da başlandığı belirtilirken mevcut planlardaki kararların bütünüyle uygulanamadığı kaydedildi. Raylı sistem projelerinin tamamlanması, yoğun saatlerde sefer sıklığının artırılması ve toplu taşıma bağlantılarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan oda, bisiklet gibi sürdürülebilir ulaşım seçeneklerinin yaygınlaştırılmasının da trafik yoğunluğunu ve karbon salımını azaltacağını belirtti. İzmir Ulaşım Ana Planı kapsamında kentin ana ulaşım aksının Anadolu Caddesi, Altınyol, Mürselpaşa, Yeşildere, Yeşillik ve Akçay caddelerinden oluştuğu aktarıldı. Oda, ulaşım ve imar planlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak çözümün uzun vadeli ve bütüncül planlamadan geçtiğini ifade etti.
KENTLERİN GELECEĞİ KAMU YARARI DOĞRULTUSUNDA ŞEKİLLENMELİ
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından kentteki yatırımlara ilişkin tartışmalar kapsamında, 7 Ekim 2026 tarihli “İzmir Kimsesiz Değildir!” başlıklı açıklamasını da hatırlattı. Kentlerin geleceğinin siyasi ilişkiler ve kısa vadeli çıkarlar yerine bilimsel esaslar, kamu yararı ve şehircilik ilkeleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten oda, siyasi değişikliklerin kentsel planlama ve büyük ölçekli projeler üzerindeki olası etkilerinin takip edilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, “İzmir’de yaşanan siyasi parti değişikliğinin ardından yatırımların hız kazanıp kazanmayacağından çok daha önemli olan ise kamu kurumlarının siyasi parti ayrımı gözetmeksizin kentte yaşayan tüm canlılar için yaşanabilir, güvenli, sağlıklı ve erişilebilir çevreler oluşturma sorumluluğunu yerine getirmesidir” ifadelerine yer verildi.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın