İzmir’de geçim sıkıntısına dikkat çekmek için bir araya gelen Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, Konak YKM önünde ‘Geçinemiyoruz’ sloganıyla 40. hafta oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sendikanın Torbalı Temsilcisi İsmet Dalmış tarafından okunan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilere yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını duyurmasının ardından gündeme gelen vaatlerin somut ayrıntılardan yoksun olduğu belirtildi. Emeklilerin yaş, gelir ve yaşam koşullarına göre ayrıştırılmasına tepki gösterilen açıklamada, emekliliğin bir sosyal yardım değil, yıllarca çalışmanın ve üretmenin karşılığında kazanılmış bir hak olduğu vurgulandı. Sendika, geçici ödemeler yerine emekli aylıklarında kalıcı iyileştirme yapılmasını, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşı seviyesine yükseltilmesini ve sosyal güvenlik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesini istedi.
İHTİYAÇ SAHİBİ EMEKLİLERE EK DESTEK TALEBİ
Basın açıklamasını okuyan Torbalı Temsilcisi İsmet Dalmış, şunları kaydetti: “Müjde diye sunduğunuz, emeklinin yoksulluğunu yönetme planıdır! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 26 Ekim'de emeklilere yönelik yeni bir düzenleme yapılacağını açıklaması, bir kez daha ‘emeklilere müjde’ başlıklarıyla kamuoyuna sunuldu. Ancak ortada henüz miktarı, kapsamı ve uygulama tarihi belli olan somut bir düzenleme bulunmuyor. Basına yansıyan bilgilere göre emeklilerin yaşlarına, çalışma durumlarına, ev sahibi olup olmadıklarına ve hane gelirlerine göre farklı kategorilere ayrılması değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, emeklilerin yıllardır yaşadığı hak kayıplarını gidermek yerine, yoksulluğu belirli ölçütlere göre yönetme anlayışını gündeme getiriyor. Emeklilik bir sosyal yardım değil, yıllarca çalışmanın ve üretmenin karşılığında kazanılmış bir haktır! 65 yaşın altında olmak, ev sahibi olmak ya da geçinebilmek için çalışmaya devam etmek, bir emeklinin insanca yaşayacak aylığa ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez. İhtiyaç sahibi emeklilere ek destek sağlanmalıdır. Ancak bu destekler, bütün emeklilerin hak ettiği aylık artışlarının yerine geçirilmemelidir.”
EMEKLİLERİN YILLARDIR YAŞADIĞI GELİR KAYBI…
“Sorun üç beş bin liralık artışla çözülmez!” denilen açıklamada, “Emeklilerin yaşadığı yoksulluğun temelinde yalnızca yüksek enflasyon değil, yıllardır uygulanan sosyal güvenlik politikaları bulunuyor. Özellikle 5510 sayılı Kanun'la şekillenen sistemde aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesi, emekli aylıklarının gerilemesinde önemli rol oynamıştır. Kök aylıklar düzeltilmeden, yalnızca en düşük aylığa yapılan tamamlayıcı ödemelerle bu sorun çözülemez. Refah payı adı altında yapılacak sınırlı artışların da geçmiş yıllardaki alım gücü kayıplarını karşılayıp karşılamayacağı belirsizdir. Emeklilerin ihtiyacı geçici ödemeler değil, kalıcı ve adil bir sosyal güvenlik düzenidir. 2027 bütçesinde emekliye ne kadar pay ayrılıyor? 2027 yılı bütçesinde 27 trilyon lirayı aşan harcama öngörülürken emeklilere ayrılacak ilave kaynağın miktarı hala açıklanmadı. Bütçe yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sınıfsal ve siyasal bir tercihtir. Toplumsal kaynakların kimler için kullanılacağını gösterir. Milyonlarca emekli geçim sıkıntısı yaşarken yapılacak iyileştirmenin bütçeden artan kaynaklara bağlı tutulması kabul edilemez. Emeklilerin yıllardır yaşadığı gelir kaybı, sosyal güvenlik sisteminin bütünlüğü içinde ele alınmalıdır” ifadeleri dikkat çekti.
EMEKLİ OLDUKTAN SONRA YENİDEN ÇALIŞMAK
Taleplerin sıralandığı açıklamada, “En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşı düzeyine yükseltilmelidir. 5510 sayılı Kanun'un emekliler aleyhine olan hükümleri değiştirilerek aylık bağlama oranları yükseltilmelidir. Kök aylık sorunu ve intibak adaletsizlikleri giderilmelidir. Bayram ikramiyeleri yılda dört kez, her biri asgari ücret tutarında ödenmelidir. Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılmalıdır. Emeklilerin sendika ve toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır. Emekliler belirsiz vaatlerle oyalanamaz! Yıllarca çalışarak bu ülkenin zenginliğini yaratan milyonlarca emekli, bugün en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Emekli olduktan sonra yeniden çalışmak zorunda kalan insanların varlığı, sosyal güvenlik sisteminin geldiği noktayı gösteriyor. İktidar, emeklileri yaşlarına, gelirlerine ve yaşam koşullarına göre ayrıştırmak yerine, bütün emeklilerin insanca yaşayabileceği kalıcı bir gelir güvencesi oluşturmalıdır. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak, yapılacak düzenlemenin bütün ayrıntılarının açıklanmasını ve emekli örgütlerinin görüşlerinin alınmasını istiyoruz. Emekliler yardım bekleyen insanlar değil, bu ülkenin zenginliğini yaratan emekçilerdir. İnsanca yaşam bir müjde değil, haktır!” çağrısı yapıldı.