İzmir Büyükşehir Belediyesi Akdeniz Akademisi tarafından bu yıl 11’inci kez düzenlenen “İyi Tasarım / Good Design İzmir”, kentin farklı noktalarında 30 Ekim’e kadar devam ediyor. Etkinlik kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Arayüzün Ötesi: Dijital Dışlanmaya Karşı Kapsayıcı Tasarım ve Kamusal Evde Bakım Ağı” adlı simülasyon ve farkındalık çalışması da ziyaretçilerle buluşuyor. Tarihi Bıçakçı Han’da yer alan sergi, 28 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.
ÜÇ AŞAMALI DENEYİM
Teknolojiyi insanın sesine, dokunuşuna ve ihtiyaçlarına uyarlamayı amaçlayan çalışma, ziyaretçilere üç aşamalı, bedensel ve işitsel bir deneyim sunuyor.
Birinci İstasyon: Özel simülasyon ekipmanlarıyla dijital hizmetlere erişirken yaşanan fiziki ve görsel zorluklar birebir deneyimleniyor.
İkinci İstasyon: Menü ve şifre gerektirmeyen, doğrudan sesli komutlarla çalışan kapsayıcı bir prototip tanıtılıyor.
Üçüncü İstasyon: Evde bakım personeliyle hizmet alan vatandaşların ses kayıtları aracılığıyla bakım hizmetlerinin insani yönü ve dayanışmanın önemi aktarılıyor.

DUVAR ÖREN DEĞİL, KÖPRÜ KURAN TEKNOLOJİ
“Arayüzün Ötesi”, hızla dijitalleşen kamusal hizmetlerin yaşlılar, dijital okuryazarlığı sınırlı kişiler ve teknolojiye erişimde güçlük yaşayan bireyler için yeni engeller yaratabildiğine dikkat çekiyor. Çalışma, teknolojinin yalnızca hız ve verimlilik üzerinden değil, toplumsal adalet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Hizmet alan vatandaşların ihtiyaçları ve deneyimleri temel alınarak geliştirilen simülasyon, dijital sistemlerin bakım ve destek hizmetlerinde nasıl daha erişilebilir, insan odaklı ve kapsayıcı hale getirilebileceğine ilişkin somut öneriler sunuyor. Çalışmanın temel hedefi, teknolojinin insanlarla hizmetler arasında engel oluşturan değil, bağlantı kurmayı kolaylaştıran bir araca dönüşmesi olarak öne çıkıyor.
SOSYOLOG: TASARIMLARIN NE KADAR KAPSAYICI OLDUĞUNU SORGULAYAN BİR ELEŞTİRİ DE GETİRDİK
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan Dilan Demir, çalışmanın çıkış noktasının dijital hizmetlerin farklı ihtiyaçlara sahip kişiler için ne kadar erişilebilir olduğunu sorgulamak olduğunu belirtti. Sosyal yardım başvuru süreçlerinin fiziksel açıdan herhangi bir kısıtlılığı bulunmayan kişiler temel alınarak tasarlanabildiğine dikkat çeken sosyolog Dilan Demir, şu açıklamaları kaydetti: “Sosyal yardım hizmetlerine başvurularda, sağlam bedenler üzerine tasarlanan başvuru hizmetlerinin ne kadar erişilebilir olduğuna ilişkin bir farkındalık çalışması yaptık. Tasarımların engelli bireylere, kronik hastalara, yaşlılara ya da fiziksel kısıtlılığı bulunan kişilere ne kadar hitap ettiğini sorguladık. İyi Tasarım etkinlik alanında üç aşamalı bir simülasyon geliştirdik. Örneğin, eli titreyen bir vatandaşın ekrandaki sekmeleri işaretlerken ne tür zorluklar yaşadığını göstermek için iş eldiveni kullandık. Sesli komut sistemiyle çalışan bir prototip hazırladık. Bu alanda okuma yazma bilmeyen veya uzuv kaybı yaşayan vatandaşların sesli komutlarla taleplerini iletebildiği, hizmet sunan kişilerin de bu talepleri karşılayabildiği bir sistem kurguladık. Üçüncü istasyonda ise sosyal yardım hizmetlerinin aynı zamanda sosyal bir çalışma olduğunu göstermek amacıyla evde bakım hizmeti veren çalışma arkadaşlarımızla vatandaşların diyaloglarını ses kayıtlarıyla aktardık. Ayrıca koruyucu gözlüklere krem sürerek, özellikle yaşlılarda sık görülen katarakt rahatsızlığında ekranın nasıl görünebildiğini deneyimleme olanağı sunduk. Bu çalışmayla tasarımların ne kadar kapsayıcı olduğunu, kimleri dışarıda bırakıp kimleri sürece dahil ettiğini sorgulayan bir eleştiri de getirdik.”


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın