İZMİR

BATIÇİM’in tesis projesine mahkemeden iptal kararı

EGEÇEP ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu’nun açtığı dava sonucunda mahkeme, BATIÇİM’in Aliağa’da planladığı klinker öğütme ve paketleme tesisine verilen ÇED kararını iptal etti
Yazı Boyutu

İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Horozgediği Mahallesi’nde BATIÇİM AŞ tarafından yapılması planlanan klinker öğütme ve paketleme tesisine ilişkin çevresel karar mahkemeden döndü. EGEÇEP Derneği ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu üyelerinin açtığı dava sonucunda İzmir 5. İdare Mahkemesi, proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararını 21 Ekim 2026 tarihinde oybirliğiyle iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğine hükmetti. Kararın ardından çevre örgütleri, Bakırçay Havzası’nın yeni bir kirlilik yükünü kaldıramayacağını belirterek kararı memnuniyetle karşıladı.

MAHKEME ÇED KARARINI İPTAL ETTİ

Aliağa Horozgediği Mahallesi’nde yapılması planlanan BATIÇİM klinker öğütme ve paketleme tesisi projesi daha önce iki kez reddedildi. Üçüncü başvuruda verilen çevresel karar ise yargıya taşındı. EGEÇEP Derneği ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu üyeleri, projeye ilişkin çevresel değerlendirmelerin yetersiz olduğunu savundu. Davacılar, atıkların içerdiği ağır metal ve toksik maddelerin uzun vadeli çevresel ve sağlık etkilerinin bilimsel olarak incelenmediğini ileri sürdü. Hava, toprak, deniz, su ve bitki kirliliğinin göz ardı edildiğini belirterek kararın hukuka aykırı olduğunu iddia etti. İzmir 5. İdare Mahkemesi, 21 Ekim 2026 tarihli kararıyla projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğine hükmetti ve verilen ÇED kararını oybirliğiyle iptal etti.

65 BİN METREKARE ALAN BETONLA KAPLANACAKTI

Mahkeme kararında, projeye ilişkin eksik ve yetersiz değerlendirmeler nedeniyle jeolojik ve hidrojeolojik baskıların bilinmediği, olası çevresel etkiler için alınması gereken önlemlerin de yeterince belirlenmediği vurgulandı. Bilirkişi raporunda, tesisin kurulması planlanan 65 bin metrekarelik alanın betonla kaplanacağına dikkat çekildi. Bu durumun akış katsayılarını ve dolayısıyla su akış miktarını değiştireceği belirtildi. Mahkeme de proje tanıtım dosyasında sahanın jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin yeterince açıklanmadığı kanaatine vardı. Ayrıca hidrojeolojik ve hidrolojik değerlendirme raporunun hazırlanmadığı, yakın çevredeki kaya birimlerinin özelliklerine ilişkin bilgilerin de alanı tanımlamakta yetersiz kaldığı ifade edildi.

BİR KİRLETİCİYE DAHA TAHAMMÜL YOK

Kararın ardından açıklama yapan Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, Bakırçay Havzası’nın sanayi işletmelerinin yarattığı kirlilik baskısı altında olduğunu belirtti. Mahkeme kararını memnuniyetle karşıladıklarını bildiren platform, projenin bölgede telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceğini savundu. Açıklamada, proje alanında tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin tehlikeye gireceği ileri sürüldü. Kültür Varlıkları Kurulu’nun görüşünde sondaj yapılmadığının belirtildiği hatırlatılarak, arkeolojik risklerin de belirsiz olduğu ifade edildi. EGEÇEP Derneği de Aliağa’nın daha fazla kirliliğe tahammülü olmadığını vurguladı. Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda bölgenin hava kirliliği açısından taşıma kapasitesinin dolduğunun belirtildiğini aktaran dernek, tesisin oluşturacağı ilave kirlilik yükünün yeterince hesaplanmadığını savundu. Açıklamada ayrıca zeytinlikler, tarım alanları, su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki etkilerin bilimsel açıdan yeterince incelenmediği kaydedildi.