Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk Standartları Enstitüsü'nde 14 Ekim Dünya Standartlar Günü kapsamında gerçekleştirilen 'Enerji Dönüşümünün Güvencesi: Standartlar' programına katıldı. Bakan Kacır, TSE’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin ortaya koyduğu yerli üretim vizyonunun sahada karşılık bulmasında kritik role sahip olduğunu belirterek, "Enstitümüz, teknik kapasitesi ve yaygın hizmet ağıyla sanayicilerimizin üretim süreçlerinde ihtiyaç duydukları kalite güvencesini sağlıyor, yenilikçi ürün ve teknolojilerimizin uluslararası standartlara uygun biçimde geliştirilmesine ve küresel pazarlarda rekabet gücü kazanmasına katkı sunuyor. Yalnızca son bir yılda uygunluk değerlendirme alanında düzenlediği 25 bin belge ve hazırladığı 124 bin raporla sanayicilerimizin kalite standartlarını karşılamasına, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda güvenilirliğinin ve rekabet gücünün artmasına imkan sağladı. TSE, ithalat denetimleri kapsamında gerçekleştirdiği 240 bine yakın ürün denetimiyle standartlara uygun olmayan 6 bin 607 ithal ürünün ülkemize girişini engelledi. Bir yandan yerli üreticilerimizi standartlara aykırı ürünlerin yol açtığı haksız rekabete karşı korurken, diğer yandan tüketicilerimizin güvenli ve standartlara uygun ürünlere erişimini destekledi" ifadelerini kullandı.
'STRATEJİK YATIRIMLARI HAYATA GEÇİRİYORUZ'
Kacır, küresel ekonominin yeni bir yön arayışında olduğunu belirterek, "Yeşil ve dijital dönüşüm; üretim süreçlerinden tedarik zincirlerine, yatırım kararlarından uluslararası ticarete kadar sanayide hakim olan paradigmaları köklü biçimde değiştiriyor. Uzun vadeli bir bakış açısı ve doğru adımlarla ikiz dönüşümü, sanayimizin katma değerini yükselten, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve küresel rekabetteki konumunu ileri taşıyan bir fırsat penceresine dönüştürebiliriz. Bu noktada standartlar, ülkemizin dört bir yanında üreticilerin, yatırımcıların ve tüketicilerin kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda ortak bir dil konuşmasını sağlayan referans noktasıdır. Enstitümüz, devreye aldığı ‘Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ ile çevresel sürdürülebilirliği esas alan 32 organize sanayi bölgemizi ‘Yeşil OSB’ olarak tescilledi. Ürün karbon ayak izi, su ayak izi, Yeşil OSB, su verimliliği yönetimi alanlarındaki çalışmalarıyla sanayimizde yeşil üretim anlayışının yerleşmesine önemli katkılar sundu. Yapay zekadan savunma sanayisine, elektrikli araçlardan enerji teknolojilerine kadar pek çok alanda geliştirdiğimiz yerli ve milli teknolojilerin güvenilirliğini, performansını ve uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyacak test, doğrulama ve belgelendirme altyapısını da enstitümüz bünyesinde inşa ediyoruz. Bu doğrultuda, ülkemizin kalite altyapısını yeni nesil teknolojilerin ve sanayimizin değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirecek stratejik yatırımları da hayata geçiriyoruz" diye konuştu.
'ADIMLARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ'
TSE'nin yenilenebilir enerji teknolojilerinden enerji depolama sistemlerine, akıllı şebekelerden nükleer teknolojilere kadar geniş bir alanda test, doğrulama ve belgelendirme yetkinliklerini geliştirmeye devam edeceklerin aktaran Kacır, "Kamu kurumlarımızın kurumsal tecrübesini, üniversitelerimizin bilimsel birikimini ve sanayimizin üretim tecrübesini standardizasyon çalışmalarına daha etkin biçimde yansıtacağız. İstiyoruz ki geleceğin enerji teknolojileri bu topraklarda geliştirilsin, güvenilirliği ve performansı kendi laboratuvarlarımızda doğrulansın, dünyanın dört bir yanında Türk mühendisliğinin, üretim kabiliyetinin ve kalite anlayışının imzasını taşısın. Bu anlayışla ülkemizin kalite altyapısını tahkim eden, yerli ve milli teknolojilerimizin dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artıran ve Türkiye’nin uluslararası standardizasyon alanındaki etkinliğini daha ileriye taşıyan adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ise "Bu yıl programımızın temasını ‘Enerji Dönüşümünün Güvencesi: Standartlar’ olarak belirledik. Bir teknolojinin beklenen faydayı sunabilmesi için performansının ölçülmesi, güvenliğinin test edilmesi ve dayanıklılığının değerlendirilmesi gerekir. Bir güneş panelinden beklediğimiz yalnızca elektrik üretmesi değildir. Yıllarca güvenle ve verimli biçimde çalışmasıdır. Güneş panellerine yönelik deneylerimizde performans ve dayanıklılık özelliklerini değerlendiriyoruz. Elde edilen sonuçlar, üreticilere ürünlerini geliştirirken, yatırımcılara da kararlarını güvenilir verilere dayandırırken yol gösteriyor. Enerji verimliliğinde de aynı yaklaşım geçerlidir. Bir işletme, yaptığı verimlilik yatırımının ne kazandırdığını görmek ister. Bunun için tüketimin doğru ölçülmesi, iyileştirmelerin izlenmesi ve sonuçların doğrulanması gerekir. Bu sayede tasarrufun ne ölçüde gerçekleştiğini ortaya koyabiliriz" dedi