Kazakistan’ın başkenti Astana’da 24 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen 2026 Dünya Güreş Şampiyonası, Türkiye açısından beklentilerin altında sonuçlandı. Organizasyonu yalnızca bir gümüş madalyayla tamamlayan milli takımın performansını değerlendiren Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, yazılı bir açıklama yayımlayarak öz eleştiride bulundu.
Şampiyonada hedeflenen başarıya ulaşılamadığını ifade eden Akgül, yaşanan hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi:
“Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki bu Dünya Şampiyonası’nda hedeflediğimiz noktanın uzağında kaldık. Hayatımın en zor günlerini bu şampiyonada yaşadım. Her zaman açık yüreklilikle durumumuzu dile getiren biri olarak bu kadar eksik kalacağımızı beklemiyordum.”
Milli takımlara devletin sağladığı imkanlar doğrultusunda en iyi çalışma ortamını sunduklarını belirten Akgül, bazı sporcuların beklentilerin üzerinde mücadele ettiğini, bazılarının ise kendi potansiyellerinin gerisinde kaldığını kaydetti.
“BAŞARISIZLIĞIN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENMELİYİZ”
Başarı kadar başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmenin de önemli olduğunu vurgulayan Akgül, değerlendirmelerinde herhangi bir bahanenin arkasına sığınmayacaklarını belirtti.
Akgül, sporcular, antrenörler ve federasyon kurullarıyla kapsamlı değerlendirmeler yapacaklarını ifade ederek, Türk güreşinin uluslararası arenada yeniden söz sahibi olabilecek güce sahip olduğunu dile getirdi.
TÜRK GÜREŞİNDEKİ YAPISAL SORUNLARA DİKKAT ÇEKTİ
Yaşanan sonuçların yalnızca son şampiyonanın performansıyla açıklanamayacağını belirten Taha Akgül, Türk güreşinin uzun yıllara dayanan bazı yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Altyapıdan A Milli Takım seviyesine yeterli sayıda yeni sporcunun kazandırılamamasının ve mevcut şampiyonların yerini doldurabilecek sporcu havuzunun oluşturulamamasının önemli sorunlar arasında bulunduğunu kaydeden Akgül, uzun vadeli planlamanın da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“MAZERET DEĞİL, BAŞARI ÜRETMEK ZORUNDAYIZ”
Türk güreşinin son yıllarda Rıza Kayaalp, Taha Akgül ve Yasemin Adar gibi önemli sporcuların başarılarıyla madalya kazandığını hatırlatan federasyon başkanı, bu isimlerin ardından gelecek sporcuların yetiştirilmesinin önemine işaret etti.
Göreve gelişlerinden bu yana yaklaşık 1 yıl 10 aylık süreçte altyapıyı güçlendirmek, genç sporcuları A Milli Takım seviyesine taşımak, kulüpleri desteklemek, tesisleşmeyi artırmak ve sponsorluk kaynakları oluşturmak için çalıştıklarını belirten Akgül, özellikle 2032 ve 2036 Olimpiyatları'nın kadrolarını oluşturmak amacıyla altyapı yatırımlarına ağırlık verdiklerini ifade etti.
Yıllar içinde biriken sorunların kısa sürede çözülemeyeceğini ancak bunun mazeret olarak görülmemesi gerektiğini belirten Akgül, “Biz mazeret değil, başarı üretmek zorundayız. Biz yalnızca önümüzdeki şampiyonayı kurtarmanın değil, önümüzdeki on yılların Türk güreşini inşa etmenin sorumluluğunu taşıyoruz” dedi.
MÜCADELE ETMEYEN SPORCULARLA YOLLAR AYRILABİLİR
Açıklamasında sporcuların mücadele anlayışına da değinen Akgül, minderde yenilginin sporun doğal bir parçası olduğunu ancak sporculardan son saniyeye kadar mücadele etmelerini beklediklerini belirtti.
Skor ne olursa olsun pes etmeyen bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Akgül, bu yaklaşımı göstermeyen sporcularla, yetenekleri ne olursa olsun, gerektiğinde yollarını ayırabileceklerini ifade etti.
Buna karşılık şampiyonada sonuna kadar mücadele eden sporcuların arkasında olduklarını belirten Akgül, Büyükler Dünya Şampiyonası’nda ilk kez mücadele ederek gümüş madalya kazanan Yüksel Sarıçiçek’i örnek gösterdi.
Akgül, tek gümüş madalyayla tamamlanan organizasyonda Türkiye adına madalya kazanan Sarıçiçek’in ortaya koyduğu mücadele ruhuna dikkat çekerek, genç sporculara fırsat vermeye ve onları geleceğin şampiyonları olarak yetiştirmeye devam edeceklerini kaydetti.



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın