İstanbul başta olmak üzere araç yoğunluğunun yüksek olduğu şehirlerde park yeri bulmak, apartman ve site sakinlerinin en sık karşılaştığı sorunlardan biri. Bazı kişiler otoparkta kendilerine yer ayırmak için duba, zincir, sandalye ya da kilitli bariyer kullanıyor. Ancak ortak kullanım alanlarında yapılan bu tür müdahaleler, diğer sakinlerin haklarını ihlal edebiliyor.
Park yerinin kime ait olduğu konusunda belirleyici olan yalnızca o alanı kimin daha sık kullandığı değil. Tapu kayıtları, yönetim planı ve alanın hukuki niteliği de önem taşıyor.
HER DAİRENİN KENDİNE AİT PARK YERİ VAR MI?
Apartman ve site otoparklarında belirli bir park alanının yalnızca bir daireye tahsis edilip edilmediğinin anlaşılması için taşınmaza ilişkin belgelerin incelenmesi gerekiyor.
Tapu kayıtlarında veya geçerli yönetim düzenlemelerinde belirli bir kullanım hakkı bulunmuyorsa, ortak otoparktaki herhangi bir yerin tek bir kişi tarafından sahiplenilmesi diğer kat maliklerinin haklarıyla çatışabiliyor.
Bu nedenle bir sürücünün sürekli aynı noktaya park etmesi, tek başına o alanın kendisine ait olduğu anlamına gelmiyor.
DUBA, ZİNCİR VE SANDALYEYLE YER AYIRMA TARTIŞMASI
Park alanlarını başkalarının kullanımına kapatmak için farklı yöntemlere başvurulabiliyor.
Kimi sürücüler otoparka duba yerleştirirken kimileri zincir, kilitli bariyer, eski lastik veya sandalye kullanarak boş alanı kapatıyor.
Ancak ortak kullanım hakkı bulunan bir alanın diğer sakinlerin erişimine kapatılması hukuki uyuşmazlığa neden olabiliyor.
Benzer şekilde bir aracın garaj çıkışını kapatacak ya da başka bir sürücünün otoparktan ayrılmasını engelleyecek biçimde bırakılması da ayrı bir sorun oluşturuyor.
Park yeri nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklarda başvurulacak merci, ihlalin nerede gerçekleştiğine göre değişebiliyor.
Sokakta bir araç garaj girişini veya çıkışını kapatıyorsa trafik ekiplerine başvurulabiliyor. Kaldırım işgali gibi durumlarda ise belediye zabıtası devreye girebiliyor.
Apartman ya da site otoparkında ortak alanın kapatılması durumunda öncelikle yönetime yazılı başvuruda bulunulması ve durumun kayıt altına alınması önem taşıyor.
İhlalin fotoğraflarla belgelenmesi, yapılacak başvurularda yaşanan sorunun açıklanmasını kolaylaştırabiliyor.
Ortak alanın kullanımına yönelik müdahalenin devam etmesi halinde hukuki yollara başvurulması mümkün.
Uyuşmazlığın niteliğine göre Sulh Hukuk Mahkemesinde müdahalenin önlenmesi talep edilebiliyor. Mahkeme, alanın hukuki durumunu ve tarafların kullanım haklarını değerlendirerek karar verebiliyor.
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin sorumluluk da davanın sonucuna ve ilgili mevzuata göre belirleniyor.
PARK YERİNİ KAPATAN ARACA KENDİNİZ MÜDAHALE ETMEYİN
Park yeri tartışmalarında sürücülerin doğrudan karşı karşıya gelmesi, mevcut sorunu daha da büyütebiliyor.
Başka bir aracın lastiğini indirmek, kaportasına zarar vermek veya aracı izinsiz biçimde hareket ettirmeye çalışmak, müdahalede bulunan kişi açısından hukuki ve cezai sorumluluk doğurabiliyor.
Bu nedenle park alanının haksız biçimde kapatıldığını düşünen kişilerin, durumu belgeleyerek yetkili mercilere başvurması gerekiyor.
Özellikle apartman otoparklarında çözümün ilk adımı, park yerinin gerçekten özel kullanıma tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi. Ortak alanların kullanımında ise bir komşunun hakkı, diğerinin park etme imkânını ortadan kaldırmamalı.