GÜNDEM

Mansur Yavaş’tan Ankara mesajı: En büyük rüyamız çağdaş bir başkent

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ankara'yı tarihine yakışır biçimde korurken, geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki başkentlere yakışan, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış bir şehir haline getirmek en büyük rüyamızdır” dedi.
Yazı Boyutu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), başkentin Ankara oluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Çankaya Belediyesi ile ortaklaşa bir kutlama programı gerçekleştirdi. Atatürk Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler’in yanı sıra büyükelçiler, bazı ilçe belediye başkanları ve milletvekilleri katıldı. Seğmen gösterisiyle başlayan program, Ankara’nın tarihine ve başkentlik sürecine odaklanan belgesel film gösterimiyle devam etti. Etkinlik, sanatçı Kubat’ın verdiği konserle sona erdi. Programda konuşma yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:

“Bugün yalnızca Ankara'nın başkent oluşunun yıldönümünü kutlamıyoruz. Aynı zamanda bir milletin bağımsızlık iradesinin nasıl bir cumhuriyete dönüştüğünü hatırlıyoruz. Çünkü Ankara'nın hikayesi sıradan bir başkentlik hikayesi değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün milli mücadeleyi başlatmak üzere geldiği bu şehir, Anadolu'nun dört bir yanından yükselen bağımsızlık iradesini bir araya getirdi. Ankara en zor günlerde milletimizin umuduna ev sahipliği yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi burada açıldı. Kurtuluş mücadelemiz buradan yönetildi ve cumhuriyetin temelleri bu şehirde atıldı. Elbette Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'yı başkent seçmesinin çok çeşitli sebepleri vardı. Bunlardan en önemlisi 27 Aralık'ta Ankara'ya gelirken, o günkü şartlarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında idam fermanları verilmişken ve birçok insan kendisiyle görüşmekten kaçtığı gibi kendisini hain ilan etmişken, Ankara'ya girişte kendisini karşılayan o muhteşem kalabalık ve o muhteşem kalabalığın kendisine verdiği ‘Bu vatan uğrunda ölmeye geldik’ sözü kendisinin moralini artırmış ve milli mücadeledeki şevkini en üst düzeye yükseltmiştir. Dolayısıyla en güvenli kent olarak Kurtuluş Harbi'ni Ankara'dan idare etmiş ve yönetimini de Ankara'da kurmuştur. 13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent ilan edilmesi işte bu tarihi yürüyüşün en önemli dönüm noktalarından biriydi. Bu tercih bağımsızlığını kazanmış bir milletin kendi geleceğini, kendi iradesini kurma kararlılığının ifadesiydi. Ankara cumhuriyetin sadece yönetim merkezi olmadı. Aynı zamanda çağdaşlaşmanın, eğitimin, bilimin ve millet iradesinin de simgesi haline geldi.”

‘ÜRETİMİNİ DESTEKLEYEN BİR ANKARA İSTİYORUZ’

Geleceğe yönelik hedeflerden de bahseden Mansur Yavaş sözlerine şu şekilde devam etti:

“Ankara'nın geleceğini düşünürken önümüzde büyük bir sorumluluk var. Bu şehrin cumhuriyetle kazandığı kimliği koruyarak gelişmesini sağlamak zorundayız. Bilimde, teknolojide, eğitimde, kültürde ve sanatta gelişen, doğasını koruyan, üretimini destekleyen, gençlerine fırsat sunan bir Ankara istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Dünyanın farklı başkentlerinden gelen insanların Ankara'yı tanıdıklarında cumhuriyetin izlerini görmelerini, aynı zamanda çağdaş ve yaşayan bir kentle karşılaşmalarını istiyoruz. Bunu başarabilmek için ortak akla, dayanışmaya ve hepinizin katkısına ihtiyacımız var. Ankara hepimizin şehri. Bu şehrin geçmişine de geleceğine de ortak sorumluluğumuz var ve dünyanın modern başkentleriyle yarışır bir hale getirmek en büyük hedefimiz.”

‘BİZLERE DÜŞEN GÖREV BU KİMLİĞİ KORUMAK’

1923'te alınan kararın Ankara'nın kaderini değiştirdiği kadar, Türkiye'nin geleceğine de yön verdiğini belirten Mansur Yavaş konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Aradan geçen 103 yılda bu şehir Cumhuriyetin başkenti olma kimliğini başarıyla taşıdı. Bağımsızlığın, millet iradesinin ve ortak geleceğimizin simgelerinden biri oldu. Bugün bizlere düşen görev, bu kimliği korumak ve daha ileriye taşımaktır. Ankara'yı tarihine yakışır biçimde korurken, geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki başkentlere yakışan, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış bir şehir haline getirmek en büyük rüyamızdır.”

‘TARİHİN AKIŞINA VURULMUŞ TÜRK MÜHRÜ’

Çankaya Belediye Başkanvekili Haldun Güler de yapmış olduğu konuşmada, “Ankara’nın başkent oluşu, tarihin akışına vurulmuş bir Türk mührüdür. Ankara, vatanın her yeri işgal altındayken umudun rüzgarlarıyla dalgalanan ilk bayraktır. Milli hafızamızdır. Ankara’nın başkent oluşu, coğrafyanın ötesinde egemenliğin saraydan millete geçişinin karşılığıdır. Bu hikayenin kalbinde Çankaya vardır. Bu bizim için hem gurur hem de sorumluluktur. Görevimiz, bu mirası sadece anmak değil kentimizi daha yaşanabilir ve katılımcı kılmaktır” dedi.