Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'na onay verdi. Aynı zamanda, 2020 tarihli boykot kararının kaldırılması da kabul edildi.
Anlaşma 2019'da Trablus'taki hükümetle imzalanmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da onaylanmıştı. Libya'daki doğu-batı bölünmesi nedeniyle ise yaklaşık yedi yıldır doğudaki yasama organının onayını bekliyordu.
LİBYA MECLİSİ’NİN ONAYI NEDEN ÖNEMLİ?
Libya'da 2014 yılından bu yana iki ayrı yönetim bulunurken batıda başkent Trablus merkezli, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan hükümet görev yapıyor. Doğuda ise Hafter'e yakın Temsilciler Meclisi bulunuyor.
Söz konusu anlaşmayı imzalayan ve sahiplenen taraf Trablus yönetimi iken Temsilciler Meclisi, muhtıranın kendi onayından geçmediğini iddia ederek hukuken geçersiz olduğunu ileri sürüyordu.
Verilen onay ile birlikte, Libya’nın iki rakip merkezi de Türkiye ile yapılan deniz sınırlandırmasının arkasında durmuş oluyor. Anlaşmaya karşı çıkan ülkelerin "Libya meclisi onaylamadı" itirazı da bu şekilde zayıflıyor.
ANLAŞMA NEYİ KAPSIYOR?
Mutabakat muhtırası 27 Kasım 2019 tarihinde, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Serrac arasında imzalanmıştı. TBMM'nin onayının ardından muhtıra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Söz konusu anlaşmayla iki ülke arasında 18,6 millik bir sınır çizgisiyle kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırları belirlenirken düzenleme, Türkiye'nin 2011'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile yaptığı kıta sahanlığı anlaşmasından sonra bölgedeki ikinci deniz yetki sınırlandırması oldu.
YUNANİSTAN, MISIR VE AB KARŞI ÇIKIYOR!
Yunanistan, söz konusu anlaşmanın kendi münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiğini ileri sürerken Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Yerapetritis, onay sürecini engellemek ya da ertelemek amacıyla bu ay Bingazi’ye giderek Hafter ile görüşme sağlamıştı.
Mısır, anlaşmayı tanımayacağını açıklamış ve 2020 yılında Yunanistan ile kendi deniz yetki anlaşmasını imzalamıştı. Avrupa Birliği ise muhtıranın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve bu ülkeler için hukuki sonuç doğurmadığını ileri sürüyor