İstinaf mahkemesinin CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından genel başkanlık görevine atanan Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
AK Parti'ye geçen CHP'li belediye başkanlarına dair konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
Medyada en ağır eleştirilerin hedefi olan biriyim. Ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim. Bugüne kadar ağzımdan 'gazeteci tutuklansın' diye bir cümle de çıkmadı.
Medyanın büyük ölçüde saygınlığını kaybettiğinin de farkındayım. Medyanın doğru haber vermediği, halkı yanılttığı için... Ben bunun da farkındayım. Güven kaybediyor böylece... Ama ne olursa olsun, hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor demektir.
Artık Tayfun Kahraman'ı serbest bırakın ya... Vicdan, akıl, hukuk, adalet, insanlık var. Çıkması lazım.
'ARINMA' DEDİ, 'ADALET' MESAJI VERDİ!
Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikte arındıracağız. Hiç endişeniz olmasın. Kirli adamın, şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur.
Adaleti savunmak zorundayız. Hakimlerin bağımsız olması lazım. Hakim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. Kanun da yoktur artık.
2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, bir TV kanalında, "Biz baro olarak meslektaşlarımıza isteği ne yönde ise yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz. 2 senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşlarımızı hakim-savcı yaptık. Bakanlıklar görüştük sağ olsunlar, bize ayrıcalık tanıdı" dedi.
Bir hakim, birisinin torpili ile giriyorsa ve hakim oluyorsa o halim vicdani kanaatini mi dinleyecek yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek? En büyük sorunumuz adalet.
"AK PARTİ'YE TRANSFER OLAN BELEDİYE BAŞKANLARI..."
Bu belediye başkanlarının nasıl belirlendiğini bilmiyorum. Ama yapay zekaya da bir hakaret etmek istemiyorum. Yapay zekaya iftira etme gibi hakkımız da yok zaten. CHP'den seçiliyor, CHP'lilerin oyunu alıyor. Nasıl oluyor da birden bire öbür tarafa transfer oluyor?
İki şey oluyor; bir ya malı götürmüş sığınacak bir yer arıyor, derhal buraya gel diyorlar. Gayet açık, gayet net söylüyorum.
İki; henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor. Çalmak istiyor. Ben CHP'nin markası ile durursam gene bana hesap soracaklar. En iyisi ben oraya gideyim; hırsızlıkta, malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalarsın, çırparsın bir de iktidar senin sırtını sıvazlar. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var.
Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Yolsuzluk, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi'dir.
Bu gidenlerin rozet törenleri oluyor. O törenlere baktığınızda esir alınmış bir yüz görüyorsunuz. Veya büyük bir günah işlemiş de onun mahcubiyetini taşıyormuş gibi bir hava var."


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın