26 Ekim 2026,Pazartesi 18:57
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Çocuk emeği ve kamu zararı tepkisi: Eğitim-İş MESEM’in kapatılmasını istedi

Eğitim-İş, MESEM soruşturmasında 37 kişinin gözaltına alınmasına ve 36 milyon TL’yi aşan kamu zararına tepki göstererek çocuk işçiliğine dayalı modelin sona erdirilmesini istedi

Oluşturulma:
Kaynak: RABİA AYKUT
Çocuk emeği ve kamu zararı tepkisi: Eğitim-İş MESEM’in kapatılmasını istedi haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) yönelik yürütülen ‘nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet’ soruşturmasında dört ilde 37 kişinin gözaltına alınması, eğitim sisteminde çocukların çalışma koşullarını ve kamu kaynaklarının kullanımını yeniden gündeme taşıdı. 
Dosyada 36 milyon TL’yi aşan kamu zararının yer aldığı belirtilirken, Eğitim-İş yaptığı açıklamada MESEM modelinin çocukların eğitim hakkını zedelediğini, onları güvencesiz çalışma koşullarına ittiğini ve kamu kaynaklarının işverenlere aktarılmasına yol açtığını savundu. Sendika, Milli Eğitim Bakanlığına tepki göstererek modelin derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.

EĞİTİM-İŞ: “MESEM CİNAYETTİR!”

MESEM’lere yönelik soruşturmanın kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Eğitim-İş, mesleki eğitim adı altında lise çağındaki çocukların ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak çalıştırıldığını öne sürdü. Açıklamada, öğrencilerin haftanın bir günü okula gittiği, kalan günlerde ise denetimsiz işyerlerinde çalıştığı ifade edildi. Halkın vergilerinin okullarda öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek sağlamak yerine çocuk emeğinin sömürülmesini finanse etmek için kullanıldığını savunan sendika, MESEM modelini ‘çocuk işçiliği’ ve ‘eğitim hakkının gaspı’ olarak nitelendirdi. Eğitim-İş’in açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığının 3 Eylül 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verdiği resmi yanıta da yer verildi. Sendikanın aktardığı verilere göre, 2025 ve 2026 yıllarında MESEM’lerde 9 bin 950 iş kazası meydana geldi, 37 çocuk ise iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Hem çocukların yaşamını yitirdiğini hem de milyonlarca liralık kamu zararının ortaya çıktığını belirten Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığının bu sorunlara karşı yeterli önlem almadığını ileri sürdü.

MÜNFERİT SORUNLAR OLARAK ELE ALINMAMALI

Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında eski okul müdürleri ve müdür yardımcılarının bulunmasına dikkat çeken Eğitim-İş, olayın yalnızca bireysel yolsuzluk iddialarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini savundu. Sendika, MESEM modelini yıllardır bir başarı hikayesi olarak sunan Milli Eğitim Bakanlığının ve siyasi iktidarın da sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü. Açıklamada, Anayasa’nın 41’inci maddesinin devlete çocukları her türlü istismara karşı koruma yükümlülüğü getirdiği, 50’nci maddesinin ise kimsenin yaşına ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılamayacağını hükme bağladığı hatırlatıldı. Eğitim-İş, MESEM modelinin bu anayasal güvencelerle çeliştiğini belirtti. Eğitim-İş, daha önce Kocaeli’de sahte öğrenci kayıtları açıldığı ve işletmelerin mevcut çalışanlarını çırak göstererek kamu kaynaklarından yararlandığı yönündeki iddiaları da hatırlattı. Sendika, bu tür iddiaların münferit sorunlar olarak ele alınamayacağını, MESEM modelinin işleyişinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

MESEM MODELİ DERHAL SONA ERDİRİLMELİ

Açıklamada, emekçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerle oluşturulan ve işsiz kalanlara güvence sağlamayı amaçlayan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yalnızca 2025 yılında işverenlere 126 milyar TL aktarıldığı belirtildi. MESEM’de çalışan çocukların ücretlerinin de bu fondan karşılandığını savunan Eğitim-İş, işçilerin güvencesi için oluşturulan kaynakların ucuz çocuk işçiliğini finanse etmek amacıyla kullanılmasına tepki gösterdi. Sorunun yalnızca birkaç yöneticinin gözaltına alınması ya da denetimlerin artırılmasıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Eğitim-İş, çocuk emeğine dayalı MESEM modelinin derhal sona erdirilmesini istedi. Çocukların ağır sanayi tesislerinde, inşaat iskelelerinde ve merdiven altı atölyelerde değil, güvenli ve sağlıklı okul ortamlarında bulunması gerektiğini belirten sendika, çocukların yaşam hakkını ve kamu kaynaklarını korumak için mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.

Kaynak: RABİA AYKUT

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

REKLAM
LÖSEV