Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İmam Hatip Okullarının Yeniden Açılışının 75’inci Yıl Dönümü Programı ve Başarılı Örnekler Sergisi ödül törenine katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen program, müzik dinletisiyle başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve 75’inci yıl duasının ardından imam hatip okullarının tarihini anlatan belgesel film gösterildi. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin eğitim alanında kaydettiği gelişmelere ve PISA sınavlarındaki sonuçlara dikkat çekti.
“91 ÜLKE İÇERİSİNDE İLK 15'İN İÇİNDEYİZ”
İmam hatip okullarında 2014 yılından itibaren çeşitli adımlar attıklarını belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu çalışmaların Türkiye genelindeki okullara da yansıdığını ifade etti. Tekin, şu açıklamada bulundu: “2014 yılından itibaren imam hatip okullarında bazı adımlar attık. Bunun neticesinde sadece imam hatip okullarında değil, Türkiye'deki bütün okullarımızda hem akademik niteliği ve kaliteyi arttırdık hem fiziki altyapıyı hem de insan kaynağını güçlendirdik. Bunun en bariz örneği şudur; 2002-2003 öğretim yılında Türkiye'de kaç derslik vardı, bir dersliğe ve bir öğretmene kaç öğrenci düşüyordu? Bu rakamları koyarsınız, bir de 2026'yı koyarsınız, Türkiye'nin nereye geldiğini görürsünüz. Bir başka örnek; 2003 yılında Türkiye, OECD'nin yaptığı PISA sınavına girmişti. Türkiye'nin akademik başarıda geldiği noktayı 3'er yıllık periyotlarla ölçüyorlar. En son yapılan sınav 8 Eylül'de açıklandı. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görmek için 2003'teki sınav ile 8 Eylül'de açıklanan sınava bakmak lazım. 2003'teki sınavda 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremiyorduk. Bugün 8 Eylül'de açıklanan sınavda ise 91 ülke içerisinde ilk 15'in içindeyiz.”
“ÇOCUKLARIMIZI ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Konuşmasında dijital platformların, sanal medyanın ve dizi içeriklerinin gençler üzerindeki etkilerine de değinen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların düşünce biçimlerinin ve davranışlarının bu mecralar üzerinden şekillendirilmeye çalışıldığını savundu. Tekin, şöyle konuştu: “Biz çocuklarımızın ülkenin birliğine ve beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetişmesi için mücadele ederken, vesayetçi yapılar ve ülkemizdeki bu birliktelikten rahatsız olan odaklar kuşkusuz boş durmuyorlar. Çocuklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Sizlerin bizim çocuklarımız değil de sanal medyayı, dijital ortamları, dizi platformları inşa eden kurucu akılların çocukları olmanız için çaba sarf ediyorlar. Dikkatlerinizi ele geçirmeye çalışıyorlar; dikkatini ele geçirdikleri evlatlarımızın iradelerine el koyuyorlar. Giyinme tarzlarına, konuşma tarzlarına, düşünce biçimlerine müdahale ediyorlar. Ve mensubu bulunduğu milletle, ülkeyle gurur duymalarından rahatsız oluyorlar.”

“TOPYEKUN BİR SEFERBERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”
Okul güvenliği ve çocukların dijital mecraların olumsuz etkilerinden korunmasına yönelik çalışmalar hakkında da konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, son haftalarda yaşanan saldırıların çocukların güvenliği konusundaki hassasiyeti artırdığını belirtti. Devletin ilgili kurumlarıyla birlikte harekete geçtiğini söyleyen Tekin, alınan önlemlerin kalıcı sonuç vermesi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Tekin, şu ifadeleri kullandı: “Gördüğü her bir görüntünün kurgulanabildiği, işittiği her sesin taklit edilebildiği bir çağda büyüttüğümüz evlatlarımızın neye inanacağını, kime güveneceğini bilemez hale geldiği bir dönemdeyiz. Şiddet bir oyun sahnesine, merhamet bir zaafa, mahrumiyet bir gösteriye dönüştürülüyor. Her şeyin olağanlaştığı bu iklimde en büyük kötülük bile maalesef sıradan bir manzara haline geldi. Son haftalarda milletçe yüreğimizi dağlayan menfur saldırılar, bu kuşatmanın ne kadar yakınımızda ve ne kadar vahşi olduğunu hepimize çok acı bir biçimde gösterdi. Bu acı hadiselerin ardından devlet olarak bütün kurumlarımızla birlikte harekete geçtik. Okullarımızın güvenliğini tahkim ettik. Evlatlarımızı dijital mecraların zararlarından koruyacak yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Yaz aylarında öğretmen arkadaşlarımızla birlikte adeta bir seferberlik ilan ettik. Devletimiz bu mücadelede asla geri adım atmayacak, bundan herkes emin olsun. Bununla birlikte, devletin aldığı her tedbirin kalıcı bir neticeye dönüşmesi; o tedbiri okulunda, evinde, sokağında sahiplenmiş bir milli bilincin varlığına bağlıdır. Bu sebeple karşı karşıya olduğumuz mesele hiçbir bakanlığın, hiçbir kamu kurumunun tek başına omuzlayabileceği bir yük değildir. Topyekun bir seferberliğe ihtiyacımız var.”
“ÇOCUKLARIMIZIN HAKKINI HİÇBİR ŞİRKETİN KAR HANELERİNE FEDA ETMEYECEĞİZ”
Dijital platformların çocukların dikkatini ve davranışlarını etkileyen içeriklerine karşı mücadele edeceklerini belirten Tekin, çocukların haklarının ticari kazanç uğruna göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çocuklarımızın hakkını hiçbir şirketin kar hanesine feda etmeyeceğiz. Bu kuşatma ancak her çocuğu kendi evladı bilen bir milletin topyekun uyanışı ile kırılabilir. Böyle bir dünyada evladımızı koruyacak en sağlam kale, onun gönlünde inşa ettiğimiz sevgi iklimi olacak. Pusulasını içinde taşıyan her bir genç, hangi ekranın karşısında oturursa otursun yolunu kaybetmeyecektir. Bilginin bu kadar bol, hikmetin bu kadar kıt olduğu bir çağda o pusulayı evlatlarımızın gönüllerine yerleştirmek, köy okullarından fen liselerine, meslek liselerinden imam hatip okullarımıza kadar bütün okullarımızın ve öğretmenlerimizin asli vazifesidir.”


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın