GÜNDEM

Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar çıktı

İstanbul Güngören’de "yan baktın" kavgasında 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı bıçaklayarak öldüren 14 yaşındaki Efe Ç. hakkındaki dava sonuçlandı. Tutuklu sanığı 3 farklı suçtan toplam 18 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verildi
Yazı Boyutu

İstanbul Güngören’de 14 Ocak’ta meydana gelen ve 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybettiği bıçaklı kavgalı cinayete ilişkin davada karar açıklandı. Bakırköy 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, 14 yaşındaki katil zanlısı Efe Ç.’ye "çocuğa karşı kasten öldürme", "silahlı tehdit" ve "6136 Sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından toplam 18 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdi.

ATLAS ÇAĞLAYAN DAVASINDA SANIĞA 18 YIL 6 AY 15 GÜN HAPİS

Mahkeme heyeti, 14 yaşındaki Efe Ç.’yi üç farklı suçtan toplam 18 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.
Sanık hakkında verilen cezalar şöyle oldu:
Çocuğa karşı kasten öldürme: 14 yıl 9 ay
Silahlı tehdit: 3 yıl 9 ay
6136 Sayılı Kanun’a muhalefet: 4 ay 15 gün
Böylece Efe Ç.’nin toplam hapis cezası 18 yıl 6 ay 15 gün olarak belirlendi.

SAVCILIK 21 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS İSTEMİŞTİ

Atlas Çağlayan cinayeti davasının karar duruşması Bakırköy Adliyesi’nde saat 10.30’da başladı.
Duruşmada sanık tarafının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması alındı. Savunmaların ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.
Aranın ardından yeniden başlayan duruşmada heyet, sanık Efe Ç. hakkındaki kararını açıkladı.
Davada Cumhuriyet Savcısı, ilk duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı.

Savcılık, Efe Ç. hakkında Atlas Çağlayan’a yönelik “çocuğa karşı kasten öldürme”, diğer mağdurlara yönelik “silahla tehdit” ve 6136 Sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından toplam 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talep etmişti. Savcılık ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamını istemişti. Mahkeme ise yapılan yargılama sonucunda sanığa toplam 18 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdi.

“BİZ İŞTİRAKÇİLERİN DE ARTIK CEZA ALMASINI İSTİYORUZ”

Saat 10.00 sıralarında başlayan duruşmanın ardından Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü açıklama yaptı. Ünlü açıklamasında, "Bugün ikinci duruşma için buradayız. Maalesef ki ilk duruşmamızda da söylediğim gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. İlk duruşmamızda görüntülerin izlenmesini istemiştik, maalesef ki bu talep de reddedildi. Duruşmadan beklentim, aslında diğer iştirakçilerin de artık sanık olarak yargılanmasını istemek. Bugün onlar burada bile değil, maalesef. Çünkü sadece dosyada tanık olarak varlar. Ayrıca dosyamızda çok fazla açık olduğundan şimdiden söylemek istiyorum. Dosyada mesajlaşmalar var, katilin o gün içerisinde silah istemesi var, olaydan 4 gün öncesinden bir başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. Onun dışında tekrardan farklı bir şekilde Arda H. ile olan konuşmasında silah isteme var. Bunlar zaten çeteler. Biz iştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz" diye konuştu.

“BURADAN DAHA UMUTLU BİR ŞEKİLDE ÇIKMAK İSTİYORUM”

Gülhan Ünlü, "8 ay geçti. 8 ay boyunca ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletinin sağlanmasını istiyorum. Verilecek hiçbir ceza beni rahatlatmayacak, bunu da biliyorum. Ama en azından bu cezasızlık algısının ortadan kalkmasını istiyorum. ‘3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz’ düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz. Yani ne yapılabilirse İnfaz Kanunu'nda değişiklik yapılması gerekiyor. Yasa çıktı fakat yasanın çıkması tek başına yeterli olmuyor; çünkü ‘Yasa geriye işlemiyor’ diyorlar. Neden geriye işlemiyor? Bugün var olan, inşallah yaşanmaz ama olacak durumlarda bu yasa geçerli oluyor da neden geriye işlemiyor? Madem geriye işlemiyor, o zaman İnfaz Kanunu'nda değişiklikler yapılsın. Bu canilerin, katillerin yatarları aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat bunun yatarı 5 yıl oluyor. Belli bir kısmı da zaten açıkta geçiyor, denetimli serbestlik oluyor. Yani bu şimdi bir ceza mı oluyor? Bu ceza bizim gibi mağdur ailelere verilmiş bir ceza oluyor. Delil karartma var. Mesela bu ülkede delil karartmanın cezası yok mu? Ben bunu sormak istiyorum. Suç aletinde parmak izleri siliniyor. O gün. Yani burada hepiniz sormak istiyorum. Hanginiz cinayetin işlendiği cinayet aletini elinize alırsınız? Neden alırsınız? Çünkü almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz, ‘Neden?’ diyoruz sürekli. Maalesef ki bir önceki duruşmamızda bunların hiçbirine cevap alamadık. Ne istediysek, ne talepte bulunduysak hepsi de ret yedi. Bugün umut etmek istiyorum. Buradan çıktığımda inşallah daha umutlu bir şekilde çıkmak istiyorum” dedi.

“ÖLENİN HAKKINI SAVUNMUYORLAR”

Duruşma sonrası açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Maalesef ki tekrardan çocuk diye adlandırıldı. 21 yıl 7 ayın içinde indirim yaptılar. 18 yıl 10 ay boyunca cezası kesildi. Tabii bunun yatarının bu olmadığını hepimiz de biliyoruz. Ne 21 yıl ne 18 yıl 10 ay. Yatacağı 3-4 sene. Biz 'cezada indirim istemiyoruz' dedik, indirim yaptılar. Adalete bir kez daha güvenelim mi? Ben bilmiyorum. Sadece Allah'ın adaletine güveniyorum. Bunlara hala çocuk diyorlar. Çocuklarımız toprak altında yatıyor. Silahtan, uyuşturucudan, torbacılıktan, her şeyden bahsedene çocuk diyorlar. Ama ölenin hakkını savunmuyorlar. Bir de azmettiricilerle de alakalı savcılık soruşturma açacak, ne kaldıysa ellerinde delil. Kaldıysa tabii. Neye bakacaklarsa” dedi.

“BİR KEZ DAHA YIKILDIM, BİR KEZ DAHA PARÇALANDIM”

Ünlü, "Tekrardan görüntüler üzerinde kendi imkanlarımızla düzenleme yaptık. Yaptığımız bu düzenlemede dudak okuma yapılmasını istedik. O gün masada ne konuşuluyor, diğer iştirakçilerle ilgili neler konuşuluyor, bunun ortaya çıkarılmasını talep ettik. Bakalım gerçekleştirilecek mi? Dosyaya eklendi ama herhangi bir yönlendirme de yok; şurada yapılacak, burada yapılacak diye. Suç aletinde de tekrardan söylüyorum, delil karartma var. Katilin annesinin ifadesi var. Bıçakta sadece katilin ve oğlumun kanı var. Onun dışında bütün deliller karartılmış durumda. Daha fazla söyleyebileceğim bir şey gerçekten yok. Bir kez daha yıkıldım, bir kez daha parçalandım burada. Allah'tan başka güvenecek hiç kimsemiz kalmadı. Onun adaletine inanıyorum. Söyleyebileceklerim bu kadar. Atlas'ın hakkı savunulmadı bugün yine burada. Üçte biri... İndirim uygulanacak, tekrar yaştan bir günü iki güne sayılacak. Yatmayacak yani. Yine bizi cezalandırdılar. Ben anlamıyorum, ne fark ediyor? 14 yaş 9 ay, 15 yaş bilmem ne... 14 yaş 9 ay olmasaymış, 24 yıldan müebbet... Verebileceğimiz en üst ceza bu. Ya neden açık var bu yasada? Neden var? Anlamıyorum. 15 yaşında olup öldürdüğünde daha çok ceza veriliyordu, 14 yaşında olduğunda neden bu kadar az ceza veriliyor? Neresi çocuk bunun? Bir görseydiniz, çocuk mu anlardınız? İnfaz Kanunu'nda değişiklik istiyoruz. Bari oradan yüzümüz gülsün. En azından yatıp bir parça yüreğimize su serpsin. Aylardır mücadele ediyoruz biz. Aylardır... Bir gün neden iki gün sayılıyor? Hanginiz bir günü iki gün gibi yaşıyorsunuz? Kabul etmiyorum! Bu indirimi de kabul etmiyorum, hiçbir şeyi kabul etmiyorum" dedi.

ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ

Olay, 14 Ocak’ta İstanbul’un Güngören ilçesinde meydana geldi. Atlas Çağlayan ile Efe Ç. arasında, birbirlerini daha önceden tanımadıkları belirtilen bir grup içinde “yan baktın” tartışması nedeniyle kavga çıktı. Kavga sırasında Efe Ç., sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan’ı yaraladı. Ağır yaralanan 17 yaşındaki Çağlayan, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Atlas Çağlayan kurtarılamadı. Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından olayla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında bazı şüpheliler gözaltına alındı. Cinayetin ardından aileye gönderilen mesajlar ve sosyal medya üzerinden yapılan tehditler de soruşturmaya konu oldu.