Tasfiyesine karar verilen fonlarda yaşanan mağduriyetler, yatırımcıların mülkiyet hakkı ve ekonomik güvenliği tartışmalarını beraberinde getirdi. Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) İzmir Şube Başkanı Fatih Kurdoğlu, yatırımcıların anaparalarını dahi karşılamayan ödemelere tepki göstererek özellikle satış emri verdiği halde bedelini alamayan vatandaşların haklarının korunması gerektiğini vurguladı.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) denetim ve gözetim sorumluluğunun kapsamlı biçimde incelenmesini isteyen Kurdoğlu, idarenin hizmet kusuru bulunması durumunda tazminat davalarının gündeme gelebileceğini belirtti. TÜKODER İzmir Şubesi, fon mağdurlarının haklarının korunması ve sorumlulukların ortaya çıkarılması için hukuki süreci yakından takip edeceklerini duyurdu.
GÜVENCE ALTINA ALINMALI
“Fon mağdurlarının hakları göz ardı edilemez! Yatırımcıların mülkiyet hakkı korunmalıdır” diyerek sözlerine başlayan Başkan Kurdoğlu, “Tasfiyesine karar verilen fonlarda gerçekleştirilen ödemelerin yetersizliği, yatırımcıların anaparalarını dahi karşılamaktan uzak kalması, yüz binlerce vatandaşın ekonomik güvenliğini tehdit eden ciddi bir mağduriyet ortaya çıkarmıştır. Özellikle satış emri vermiş, ancak satış bedellerini alamamış yatırımcıların haklarının yeni yasal düzenlemelerle ortadan kaldırılmaya çalışılması, hukuki güvenlik ve mülkiyet hakkı bakımından kabul edilemez sonuçlar doğurabilecektir. Takas kesinliği ilkesi, sermaye piyasalarında hukuki güvenliğin temel taşlarından biridir. SPK'nın 79. maddesi kapsamında korunan takas işlemlerinin kesinliği ve hukuki güvenilirliği, yatırımcıların haklarının korunması bakımından hayati önem taşımaktadır. Satış talimatı vermiş yatırımcıların hukuki durumları gözetilmeden, bu kişilerin haklarını ortadan kaldırabilecek düzenlemeler yapılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacaktır. Yatırımcıların hukuken korunması gereken alacak ve hakları, sonradan çıkarılacak düzenlemelerle keyfî biçimde ortadan kaldırılamaz. Bu yaklaşım, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından ciddi tartışmalara yol açacaktır. Fon mağdurlarının hakları korunmalı, satış emri vermiş yatırımcıların hukuki statüsü ayrıca değerlendirilerek güvence altına alınmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
HUKUKİ MÜCADELENİN BİR PARÇASI
Sermaye Piyasası Kurulu’nun, yatırımcıların ve kamunun korunması amacıyla düzenleme, gözetim ve denetim yetkileriyle donatılmış bağımsız bir idari otorite olduğunu aktaran Kurdoğlu, “Sermaye piyasalarında yaşanan usulsüzlüklerin zamanında tespit edilmesi, gerekli müdahalelerin yapılması ve yatırımcıların korunması SPK'nın temel görevleri arasındadır. SPK açıkça görevini ihmal etmiştir. Yaşanan mağduriyetlerin ortaya çıkışında denetim eksiklikleri ve idarenin gerekli müdahaleleri zamanında gerçekleştirmemesi söz konusuysa, SPK'nın idari sorumluluğu ve ağır hizmet kusuru ihtimali mutlaka hukuki açıdan incelenmelidir. Yüz binlerce vatandaşın mağduriyet yaşadığı bu süreçte, yatırımcıların zararlarının tazmini amacıyla idare aleyhine tam yargı davaları açılması gündeme gelebilecektir. Bu durum yalnızca vatandaşların mağduriyetini değil, aynı zamanda çok ciddi bir kamu tazminatı yükünü de beraberinde getirebilecektir. Tam yargı davalarıyla vatandaşa milyarlarca lira tazminat ödenmesi neticesi doğacaktır. İlk derece mahkemelerinde sonuç alınamaması, hukuki mücadelenin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Anayasa Mahkemesi ve gerekli koşulların oluşması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreçleri de hukuki mücadelenin bir parçası olabilecektir” bilgisini paylaştı.
SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ
TÜKODER İzmir Şubesi olarak talepleri sıralayan Başkan Kurdoğlu, son olarak ise, “Fon mağdurlarının haklarını ortadan kaldırabilecek düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Satış emri vermiş yatırımcıların hukuki hakları ve takas kesinliği ilkesi titizlikle korunmalıdır. Tasfiye süreçleri şeffaflaştırılmalı, yatırımcılara yapılan ödemelerin hukuki ve mali dayanakları açıklanmalıdır. SPK'nın gözetim ve denetim sorumluluğu kapsamlı biçimde incelenmeli sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır. Yatırımcıların uğradıkları zararların giderilmesi için etkili, adil ve hukuka uygun mekanizmalar oluşturulmalıdır. İdarenin hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu doğuran işlemleri varsa, bu sorumluluk hukuki süreçler içerisinde ortaya konulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; vatandaşın mülkiyet hakkı, hukuki güvenliği ve ekonomik geleceği hiçbir düzenlemenin göz ardı edebileceği değerler değildir. Sermaye piyasalarına güven, yatırımcıların haklarının korunmasıyla mümkündür. Yatırımcı mağduriyetlerinin görmezden gelinmesi, yalnızca vatandaşın değil, ülkemizin sermaye piyasalarına duyulan güvenin de zarar görmesine neden olacaktır. TÜKODER İzmir Şubesi olarak fon mağdurlarının haklarının korunması, mağduriyetlerin giderilmesi ve hukuki sorumlulukların ortaya çıkarılması için süreci yakından takip edeceğimizi ve gerekli yasal başvuruları yapacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” mesajını verdi.