EKONOMİ

MSCI'dan Borsa İstanbul kararı: Türkiye endekslerindeki bazı değişiklikler geçici olarak donduruldu

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, halka açıklık oranları ve koordineli işlem endişeleri nedeniyle Türkiye endekslerindeki artış ve yeni hisse ekleme gibi üç ana işlemi ikinci bir duyuruya kadar dondurdu. Açıklamada, Türkiye'nin gelişmekte olan piyasa statüsünün korunması için 2027'ye kadar somut adımlar atılması gerektiği belirtildi.
Yazı Boyutu

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye hisse senedi piyasasına ilişkin endeks değişikliklerinin bir bölümünü geçici olarak dondurduğunu açıkladı. 15 Ekim 2026 tarihli açıklamaya göre karar, derhal yürürlüğe girdi ve ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak.

MSCI, kararın gerekçesi olarak kurumsal yatırımcıların bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı fonların sahip olduğu paylar üzerinden koordineli alım satım yapılabileceğine ilişkin endişelerini gösterdi. Kuruluşa göre bu tür işlemler, şirketlerin gerçek halka açıklık oranlarının hesaplanmasını zorlaştırabilir ve piyasa bütünlüğüne ilişkin soru işaretleri yaratabilir.

MSCI, Türkiye’de son dönemde yapılan düzenlemeleri dikkate almakla birlikte, piyasadaki yapısal sorunların giderildiğinin anlaşılması için daha fazla zamana ve somut ilerlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

3 İŞLEM DURDURULDU 

MSCI’nin kararı kapsamında Türk hisse senetlerine ilişkin üç tür endeks değişikliği uygulanmayacak.

Buna göre MSCI, Yabancı Dahil Etme Faktörü (FIF) ve endeks hesaplamalarında kullanılan hisse sayısındaki (NOS) artışları gerçekleştirmeyecek. Ayrıca MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi’ne (IMI) yeni hisse senetleri eklenmeyecek ve şirketlerin büyüklük segmentleri arasında daha üst kategorilere geçişleri uygulanmayacak.
Söz konusu kısıtlama, endeks incelemeleri veya kurumsal işlemler sonucunda ortaya çıkabilecek belirtilen değişiklikleri kapsıyor. Karar, Borsa İstanbul’daki işlemlerin durdurulduğu ya da MSCI Türkiye endekslerinin tamamının askıya alındığı anlamına gelmiyor.

MSCI, 2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında kurumsal yatırımcıların, bazı küçük ölçekli şirketlerle yakından ilişkili fonların payları üzerinden koordineli işlem yapılabileceğine yönelik ciddi endişelerini gündeme getirdiğini bildirdi.

Kuruluşa göre bu tür işlemler, şirketlerin halka açık dolaşımdaki paylarının doğru hesaplanmasını güçleştirebilir. Halka açıklık oranlarının güvenilirliği, endeks hesaplamaları ve uluslararası yatırımcıların piyasa değerlendirmeleri açısından önem taşıyor.

MSCI, sorunların giderilmesi için nihai pay sahipliğine ilişkin ayrıntılı ve zamanında bilgi paylaşılmasını, koordineli işlemlere karşı etkili gözetim ve yaptırım mekanizmalarının oluşturulmasını istedi. Ayrıca yapısal olarak bozulmuş halka açıklık oranlarına sahip menkul kıymetlerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi için şeffaf, kurallara dayalı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu vurguladı.

MSCI’nin açıklamasına göre Türk yetkililer, bu endişelerin ardından çeşitli adımlar attı. Bunlar arasında, gerçek faydalanıcısı zaten halka açıklık hesaplamalarının dışında tutulan payların, fonlar üzerinden tutulan kısmının da ilgili hesaplamalarda dışarıda bırakılmasını öngören bir çerçeve yer alıyor.

Ancak MSCI, alınan önlemlerin başlangıç niteliğinde olduğunu belirtti. Kuruluş, kurumsal yatırımcıların koordineli işlemlere karşı güvenilir ve kalıcı yaptırımların uygulandığını görmesi gerektiğini kaydetti.

Ayrıca Türk hisse senetlerinin halka açıklık oranlarının bağımsız olarak doğrulanmasına imkân sağlayacak bilgi paylaşımı standartlarının geliştirilmesi ve bu standartların piyasanın tamamında tutarlı biçimde uygulanması gerektiğini bildirdi.

MSCI, düzenlemelerin yatırımcıların beklediği yapısal iyileştirmeleri sağlayıp sağlamadığını değerlendirmek amacıyla Türk hisse senedi piyasasını izlemeyi ve piyasa katılımcılarından görüş almayı sürdürecek.

MSCI, Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme sağlandığına ilişkin somut bulgular elde edilememesi durumunda ek önlemleri değerlendireceğini açıkladı. Bu önlemler arasında, MSCI Türkiye Endeksleri’nin mevcut “Gelişmekte Olan Piyasa” (Emerging Market) statüsünden “Sınır Piyasası” (Frontier Market) veya “Bağımsız Piyasa” (Standalone Market) statüsüne geçirilmesi ihtimaline ilişkin bir danışma süreci başlatılması da bulunuyor.

Kuruluş, Türkiye endekslerinin durumunun MSCI 2027 Yıllık Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında yeniden değerlendirileceğini bildirdi.

Olası bir statü değişikliği, Türkiye hisselerine yatırım yapan ve gelişmekte olan piyasalar endekslerini takip eden uluslararası fonlar açısından önem taşıyabilir. Ancak MSCI’nin 15 Ekim tarihli kararı, Türkiye’nin piyasa statüsünün hâlihazırda düşürüldüğü anlamına gelmiyor. Böyle bir değişiklik, ilerleyen dönemde yapılacak değerlendirmeler ve olası danışma süreci sonucunda gündeme gelebilir.