EKONOMI

IMF’nin Ekim 2026 Raporunda Türkiye detayı: Büyüme ve yıl sonu enflasyon tahminleri yenilendi!

Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3'ten yüzde 3,1'e yükseltti. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7, 2027'de ise yüzde 3,6 büyümesi beklenirken, yıl sonu enflasyon tahmini 2026 için yüzde 31,2 olarak açıklandı. IMF, küresel ekonomide enerji fiyatları, ticaret gerilimleri ve finansal risklere karşı uyarıda bulundu
Yazı Boyutu

Uluslararası Para Fonu (IMF), ekim ayı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu yayımladı. Raporda, küresel ekonominin 2026'nın ilk yarısında beklentilerin üzerinde performans gösterdiği belirtilirken, dünya ekonomisine ilişkin büyüme tahmini yukarı yönlü güncellendi.

IMF, küresel ekonominin 2026'da yüzde 3,1, 2027'de ise yüzde 3,4 büyümesini bekliyor. Temmuz ayında yayımlanan tahminlerde bu oranlar sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,4 olarak açıklanmıştı.

Raporda, Orta Doğu'da devam eden savaşın ve ticaret gerilimlerinin ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Yapay zeka yatırımlarının teknoloji sektöründe talebi desteklediğine dikkat çekilirken, ekonomik dayanıklılığın ülkeler arasında eşit dağılmadığı vurgulandı.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 2,7

IMF'nin ekim ayı raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme ve enflasyon beklentileri de yer aldı.

Fon, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,7 büyümesini öngörüyor. Temmuz ayında yayımlanan raporda yüzde 2,9 olarak açıklanan 2026 büyüme tahmininin aşağı yönlü güncellendiği görüldü.

Türkiye ekonomisinin 2027 yılında ise yüzde 3,6 büyümesi bekleniyor. IMF, gelecek yıla ilişkin büyüme tahminini değiştirmedi.

Türkiye için açıklanan yıl sonu enflasyon tahmini 2026'da yüzde 31,2, 2027'de ise yüzde 26,5 oldu.

KÜRESEL ENFLASYONUN YÜZDE 4,7'YE ÇIKMASI BEKLENİYOR

IMF raporunda, küresel manşet enflasyonun enerji ve gıda fiyatlarındaki geçici artışların etkisiyle 2026'da yüzde 4,7'ye yükselmesinin beklendiği belirtildi. Enflasyonun 2027'de ise yüzde 4,1'e gerileyeceği tahmin edildi.

Küresel ticaret hacmindeki büyümenin 2026'da yavaşlaması, 2027'de ise istikrar kazanması öngörülüyor. Raporda, tarifelerin olumsuz etkisi ve üretim zincirlerindeki uyum sürecinin ticaret üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.

IMF, Orta Doğu'daki gerilimin uzaması veya daha da tırmanmasının enerji ve gıda fiyatlarını yüksek seviyelerde tutabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryonun enflasyonist baskıları artırabileceği ve küresel büyümeyi olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.

ABD VE AVRUPA EKONOMİLERİ İÇİN BÜYÜME BEKLENTİLERİ

IMF, gelişmiş ekonomilere ilişkin büyüme tahminlerini de güncelledi. ABD ekonomisinin 2026'da yüzde 2,3 büyümesi beklenirken, 2027 tahmini yüzde 2,2'den yüzde 2,3'e çıkarıldı.

Avro Bölgesi'nin 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e yükseltildi. Bölgenin 2027 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 1,2 seviyesinde korundu.

Almanya'nın büyüme tahmini 2026 için yüzde 0,7'den yüzde 1,3'e çıkarılırken, Fransa'nın büyüme beklentisi yüzde 0,6'dan yüzde 0,4'e düşürüldü.

İtalya ekonomisinin 2026'da yüzde 0,8, İspanya ekonomisinin ise yüzde 2,5 büyümesi bekleniyor. İngiltere'nin büyüme tahmini yüzde 1'den yüzde 1,3'e yükseltilirken, Japonya için 2026 beklentisi yüzde 0,6'dan yüzde 0,7'ye çıkarıldı.

ÇİN'İN BÜYÜME TAHMİNİ AŞAĞI ÇEKİLDİ

Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilere ilişkin değerlendirmelerde Çin'in büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellendi.

IMF, Çin ekonomisinin 2026'da yüzde 4,5, 2027'de ise yüzde 4 büyümesini bekliyor. Önceki tahminlerde bu oranlar sırasıyla yüzde 4,6 ve yüzde 4,1 olarak açıklanmıştı.

Hindistan ekonomisine ilişkin beklentiler ise yukarı yönlü revize edildi. Ülke ekonomisinin hem 2026 hem de 2027'de yüzde 7 büyümesi öngörülüyor.

Rusya ekonomisinin büyüme tahmini ise 2026 ve 2027 yılları için yüzde 1,1'den yüzde 0,9'a indirildi.

IMF'DEN KÜRESEL FİNANSAL RİSK UYARISI

IMF, ekim ayı Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda da küresel piyasalardaki risklere dikkat çekti. Raporda, ekonomik büyüme ve şirket kârlılıklarının finansal piyasaları desteklediği ancak bazı risklerin giderek arttığı belirtildi.

Yapay zeka yatırımlarında beklentilerin karşılanamaması, devlet tahvili faizlerinde sert yükseliş ve siber saldırılar, finansal istikrarı tehdit edebilecek başlıca unsurlar arasında gösterildi.

IMF, yapay zeka sektöründe yatırımların ve kârlılığın beklentilerin altında kalmasının ilgili varlıkların fiyatlarında düzeltmeye yol açabileceğini belirtti. Ayrıca, şirketlerin artan borçlanmaları ve yatırımcıların kaldıraçlı işlemlere yönelmesinin finansal kırılganlıkları artırabileceği ifade edildi.

ENERJİ FİYATLARI VE BORÇLANMA MALİYETLERİ YAKINDAN İZLENİYOR

Raporda, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon baskısını artırabileceği ve devlet tahvili faizlerini yukarı çekebileceği belirtildi. Tahvil faizlerindeki artışın diğer varlıkların değerini düşürebileceği ve finansal piyasalarda zincirleme etkilere neden olabileceği uyarısı yapıldı.

IMF ayrıca finans sektörünün dijitalleşmesiyle siber saldırıların sistemik risk haline geldiğine dikkat çekti. Büyük finans kuruluşlarını, ödeme sistemlerini veya teknoloji sağlayıcılarını hedef alan saldırıların kritik hizmetlerde aksamalara yol açabileceği kaydedildi.

Fon, ülkelerin kamu borcunu sürdürülebilir seviyelerde tutması, finansal sistemdeki kaldıraç ve likidite risklerini sınırlandırması ve siber savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik tamponların güçlendirilmesinin, küresel piyasalarda yaşanabilecek olası şokların etkisini azaltmak açısından önem taşıdığı belirtildi.